Ana içeriğe atla

Pieta (Acı), 2012

Tür : Dram
IMDb: 7,2 
Yönetmen: Kim ki-Duk
Oyuncular: Min-So Jo, Jung-Jin Lee, Ki-Hong Woo

  Biz her ne kadar izledikten sonra yine Kore ve yine duygusal vahşeti ele almış bir intikam filmi desek de Kim-ki Duk'a göre konu intikam değil; paranın insanlara neler yaptıracağıyla ilgili tamamen. Filmi izleyin, siz de söz sahibi olabilin bence. Pieta, Dünya prömiyerini 2012 Venedik Film Festivalinde yapan ve burdan ödülle dönebilen rahatsız filmlerimizden .


Bir bebekten katil yaratılır filmleri hep sevgisiz Koreli çocukların kaderi mi diyordu okuduğum bir yazıda.. Öyle mi bilemem ama sanırım bazı şeyler göründüğü gibi değil demenin Korecesi oluyordur. 
Ama kalbinizi taşa da dönse bir tutam sevgi sizi mantıktan koparıp hissel yaşantıya döndürebiliyor. Tek damlası bile kalbi yeniden yeşertmeye yetebiliyor. 
*Çalkalıyorlar; dibine çökmüş olan sevgi kendine geliyor. 


Annesi o daha çok küçükken terk edilmiş çocuğumuzdur, Gang Do; film başlarında duygularını kaybetmiş ve kimseninkileri de önemsemeyen gaddar bir tahsilatçı basitçe.  Sonra birden annesi yeniden gelecek belki de.. Olamaz mı?  Bu kez belki terk edilmemek için işinden vazgeçecek; peşinden gelecekler klişesi mi olacak.. 


Son sahne bana OldBoi hatırlattı. Güllerin içinden kendi kızının çıktığını görmüştü bizim ihtiyar delikanlı. 
Gang Do da kendi için örülmüş kazağıyla annesinin yanında usul usul yatacak, yatamazsa kalkar annesinden kalanları yeşertmek için etrafını sular, değil mi? 
Kalp taş olmaktan çıktıktan sonra baktığınız duvara bile pembe bakıyorsunuz, o tarif edilemez duygular hep o anların verdiği inanılmaz derin boşluklar oluyor... Aslında içinizde yaratılmış manevi çukurlar.  



Hayatı iyisiyle de kötüsüyle de sadece yaşayarak izleyin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

American Honey, 2016

Tür: Dram IMDb: 7,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
Merhaba, çok uzun zamandır sadece kendimi dinlediğimi fark etmediniz umarım. Hemen sabah olsun diye erkenden uyudum dün gece, buralara her zaman sabahın köründe bir şeyler karalamaya bayılıyorum. Dünyanın bu kadar güzel bir yer oluşundan mı kaynaklı bilmiyorum, güzel olan her şeyin acı verdiğini okumuştum bir yerlerde. Film de güzelliğini hissettirerek üzdü beni, bu sıra üzülmek için yer arıyormuşum gibi geliyor. Hepsi geçecek biliyorum, üzülsem de bir yerlerde yüzümü sonsuz güldüren insanların olması bu hayattaki en büyük şansım. 

Star, ölü yıldız. Hayatını devam ettirebilecek gücü kendisinde nasıl buluyor diye hayranlıkla izlediğim esas kızımız. Bir şeylerin devam etmesi için gerekli en önemli şeyin para olduğunu söyleyen çok fazla insan tanıdım, hiçbirisiyle devamlı bir arkadaşlık kuramadım elbette. Bir yerlerde tıkandı bağlarımız, görüşmedik. Sevmedik birbirimizi, Star'ı içine hapseden şey…

Arrival, 2016

Tür: Dram, Bilim Kurgu, Gizem IMDb: 8,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Bellek tuhaf bir şey. Hiç düşündüğüm gibi işlemiyor. Düzeni gereği zamana çok bağlıyız."Bu cümlelerle başlıyor film, bir gün bir yerlerde dram filmleri kraliçesi olacağıma inandığımdan içerisinde dramsallık barındırmayan hiçbir filmi izlemiyorum. Zamana takılı kalıp geçmişi ya da geleceği düşünmekten şuan'ı yaşayamıyoruz çoğu zaman, düzen böyle. Yarını yarın düşünüp, dünü dünde bırakamıyoruz. Dilbilimci Dr. Louise Banks'ın kırpılan zamanlardaki hayat hikayesine, Amy Adams'ın muazzam duru güzelliğiyle eşlik ediyor olmak sizi sonsuz iyi hissettiriyor.
"Yolculuğun bizi götüreceği yeri bilmeme rağmen ona kucak açarak her anını içtenlikle karşıladım."

12 adet tanımlanamayan cismin dünya üzerinde çeşitli noktalara inişinin endişesi sarıyor bir anda hayatını. Orduya yardım etmek için ne biliyorsa ortaya koyuyor, içgüdüleri kuvvetli kadınları her z…

La La Land, 2016

Tür: Komedi, Dram, Müzikal IMDb: 8,5 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Hayallerini değiştirip büyürsün."
LA LA LAND! Senenin belki en fazla ses getiren filmi, üzerine o kadar çok konuşuldu ki izlemekten keyif alırken kendimizi salonda bırakıp çıkacağız falan sandım. Ryan Gosling hayranlığımı bilen bilir, en düşük puanlı filmlerine kadar filmografisinde yer alan tüm filmleri izledim. Artı olarak izlemeden puanlarım her filmini. Bu nasıl bir evlat kayırmaktır? 

Gelelim 2017 oscar töreninde isminden ultra söz ettirecek filmimize, Seb ve Mia'nın akıp giden zamanda devamlı karşılaşıyor olmalarıyla başlıyor film. İki farklı hayatın sizin hayatınıza yakın kesitlerini izliyorsunuz ekranda önce. Tutkulu ve yavaş yavaş yorulmaya başladıkları hayallerinin peşinden giderken birbirlerine destek olmaya başlıyorlar bir anda. Birisi ellerinizi tuttuğunda o an her şey daha da kolaylaşıyor. Hiç beklemediğiniz anda size yanaşıp kulağınıza "gülü…