Ana içeriğe atla

White God, 2014


Tür: Dram, Korku
IMDb: 6,9
Yönetmen: 
Hagen; melez ve tanrısı tarafından hiçte dahil olamayacağı bir hayata terk ediliyor. Melez, ne kötü bir ifade. Bu hayatta her şeyin bir ayrımı var, acımasızca. Biz insanlar da bu ayrıma destek veren en korkak türüz. Yaptığımız ve yapacağımız tüm kötülüklerin bir gün karşımıza çıkacağını bile bile arkamıza bile bakmadan daha da kötü oluyoruz.


Festival filmlerini her zaman sevmişimdir, sebepsiz elbette. Macar yönetmen Kornel Mundruczo'nun yönettiği White God, Cannes film festivalinde belirli bir bakış açısı kategorisinde en iyi film ödülüne sahip.  Hükümet tarafından melez tüm köpeklerin toplanarak barınaklara gönderilmesi elbette filmin en can alıcı noktası. Belki de melez bir köpeğe sahip olduğum içindir, bilmiyorum. Anne, baba, toplum. İnsanların sizin yalnızlığınızı paylaştığınız fakat kendi belirledikleri standartlar dışındaki hiçbir canlıya tahammülleri yok ne yazık ki. 


Lili, 13 yaşında birbirinden ayrı anne-babanın çocuğu. Bu kadar kaosun ortasında sığındığı en değerli varlığı Hagen. Lili annesinin seyahati sonrası babasının yanına yerleşiyor. Banyoda Hagen ile uyuyabilmek için küvete kıvrıldığı sahnede ağlamaya başladıysanız, siz eşittir ben. Komşuların şikayeti üzerine köpeğin barınağa götürüleceği kararına varılıyor, bundan sonrası Lili için akıl almaz ve korkunç bir macera. 


İki farklı ırk içinde nasılda aynı duygular yatıyor, inanamayacaksınız. Dünyayı yalnızca bir gün köpeklerin egemenliğine bıraksak sanıyorum ortada bir tane insan bırakmazlardı, haklı olarak. Oldukça sarsıcı sahneleriyle White God Cuma filminiz için onay bekliyor, filmin sonundaki sahneye bayılmayı unutmadan izleyiniz. 


Bu blogdaki popüler yayınlar

American Honey, 2016

Tür: Dram IMDb: 7,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
Merhaba, çok uzun zamandır sadece kendimi dinlediğimi fark etmediniz umarım. Hemen sabah olsun diye erkenden uyudum dün gece, buralara her zaman sabahın köründe bir şeyler karalamaya bayılıyorum. Dünyanın bu kadar güzel bir yer oluşundan mı kaynaklı bilmiyorum, güzel olan her şeyin acı verdiğini okumuştum bir yerlerde. Film de güzelliğini hissettirerek üzdü beni, bu sıra üzülmek için yer arıyormuşum gibi geliyor. Hepsi geçecek biliyorum, üzülsem de bir yerlerde yüzümü sonsuz güldüren insanların olması bu hayattaki en büyük şansım. 

Star, ölü yıldız. Hayatını devam ettirebilecek gücü kendisinde nasıl buluyor diye hayranlıkla izlediğim esas kızımız. Bir şeylerin devam etmesi için gerekli en önemli şeyin para olduğunu söyleyen çok fazla insan tanıdım, hiçbirisiyle devamlı bir arkadaşlık kuramadım elbette. Bir yerlerde tıkandı bağlarımız, görüşmedik. Sevmedik birbirimizi, Star'ı içine hapseden şey…

Arrival, 2016

Tür: Dram, Bilim Kurgu, Gizem IMDb: 8,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Bellek tuhaf bir şey. Hiç düşündüğüm gibi işlemiyor. Düzeni gereği zamana çok bağlıyız."Bu cümlelerle başlıyor film, bir gün bir yerlerde dram filmleri kraliçesi olacağıma inandığımdan içerisinde dramsallık barındırmayan hiçbir filmi izlemiyorum. Zamana takılı kalıp geçmişi ya da geleceği düşünmekten şuan'ı yaşayamıyoruz çoğu zaman, düzen böyle. Yarını yarın düşünüp, dünü dünde bırakamıyoruz. Dilbilimci Dr. Louise Banks'ın kırpılan zamanlardaki hayat hikayesine, Amy Adams'ın muazzam duru güzelliğiyle eşlik ediyor olmak sizi sonsuz iyi hissettiriyor.
"Yolculuğun bizi götüreceği yeri bilmeme rağmen ona kucak açarak her anını içtenlikle karşıladım."

12 adet tanımlanamayan cismin dünya üzerinde çeşitli noktalara inişinin endişesi sarıyor bir anda hayatını. Orduya yardım etmek için ne biliyorsa ortaya koyuyor, içgüdüleri kuvvetli kadınları her z…

La La Land, 2016

Tür: Komedi, Dram, Müzikal IMDb: 8,5 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Hayallerini değiştirip büyürsün."
LA LA LAND! Senenin belki en fazla ses getiren filmi, üzerine o kadar çok konuşuldu ki izlemekten keyif alırken kendimizi salonda bırakıp çıkacağız falan sandım. Ryan Gosling hayranlığımı bilen bilir, en düşük puanlı filmlerine kadar filmografisinde yer alan tüm filmleri izledim. Artı olarak izlemeden puanlarım her filmini. Bu nasıl bir evlat kayırmaktır? 

Gelelim 2017 oscar töreninde isminden ultra söz ettirecek filmimize, Seb ve Mia'nın akıp giden zamanda devamlı karşılaşıyor olmalarıyla başlıyor film. İki farklı hayatın sizin hayatınıza yakın kesitlerini izliyorsunuz ekranda önce. Tutkulu ve yavaş yavaş yorulmaya başladıkları hayallerinin peşinden giderken birbirlerine destek olmaya başlıyorlar bir anda. Birisi ellerinizi tuttuğunda o an her şey daha da kolaylaşıyor. Hiç beklemediğiniz anda size yanaşıp kulağınıza "gülü…