Ana içeriğe atla

Le Passé, 2014

Tür: Dram, Gizem
IMDb: 7,9
Yönetmen: 

"İnsanın geçmişi onun en büyük düşmanıdır."


Dört yıllık uzun bir kopuştan sonra ayrılığın son ancak en resmi aşaması olarak nitelendirilen boşanma işlemleri için yeniden bir araya gelen Ahmad ve Marie çevresinde yaşanan sancılı hayatların aslında birazda kendimizden bir kaç ipucu veriyor olmasına şaşırarak kalakalıyoruz ekran başında. Ahmad'in kısa süreli ziyaretinin kuytuda kalmış sırların ortaya çıkmasına tüm benliğiyle sarılmasına şaşıramıyoruz bile. 


Farhadi ile tanışma fırsatını bir türlü yaratamamıştım yine hayatımın en belirgin tesadüfü sayesinde oturup izleme fırsatı buldum. Belki en az seveceğim filmi buydu ona göre ama diğerlerini izlemeden yorum yapacak kadar çok sevdim. İran sinemasındaki gerçekliği ve üst düzey kurgusallık zekasını çok beğeniyorum, insanın en derinine dokunup kendisini hatırlatıyorlar. İzlediğimiz hayatlar film değil, biraz da biziz. Her birinde yanımıza oturan aslında karakterler değil kendimiziz. Bu noktada zaman ve bizi savurduğu noktalar devreye giriyor. Hayat o kadar kısa ki, geçmişinizde bitiremediğiniz her şey gününüzü mahvetmek için sırada bekliyor olabilir. 

Kurgunun ötesinde bir şeyler dönüyor ekranda iki buçuk saat boyunca, sanki bir eve misafirliğe gitmişsiniz ve her şey sizin gözünüzün önünde dönüyormuş gibi. Marie'nin kendi hayatı gibi dağınık evinde verdiği mücadelenin benzersiz büyüsü daha önce sizin yaşadığınız evde de yaşanmış gibi, sizin de dağıttığınız odanızda kendinizi bir türlü bulmak istemediğiniz için toplayamadığınız eşyalarınız gibi. Sorunlar, savrulmalar ve asla ne yöne doğru aktığınızı fark edememenin verdiği dayanılmaz ruh sıkıntısı. 





















Sıradan bir konu olmasına rağmen bir türlü sunduğu metaforların etkisinden çıkamıyorsunuz. Bu dağınık evdekiler arasında geçen ilişkide iletişim kuramamayı, yalanı, iftirayı, ihaneti durağan ama bağlayıcı bir dokunuşla beyaz perdeye Farhadi'den başkası bu kadar güzel aktaramazdı hissiyle, geçmişinizin en büyük düşmanınız olduğu kanısıyla ancak gününüzün de size dost olmadığını unutmayarak, kendinizi bulduğunuz sahnelerin büyüsüne kapılarak izleyiniz. 

Keyifli seyirler

Bu blogdaki popüler yayınlar

American Honey, 2016

Tür: Dram IMDb: 7,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
Merhaba, çok uzun zamandır sadece kendimi dinlediğimi fark etmediniz umarım. Hemen sabah olsun diye erkenden uyudum dün gece, buralara her zaman sabahın köründe bir şeyler karalamaya bayılıyorum. Dünyanın bu kadar güzel bir yer oluşundan mı kaynaklı bilmiyorum, güzel olan her şeyin acı verdiğini okumuştum bir yerlerde. Film de güzelliğini hissettirerek üzdü beni, bu sıra üzülmek için yer arıyormuşum gibi geliyor. Hepsi geçecek biliyorum, üzülsem de bir yerlerde yüzümü sonsuz güldüren insanların olması bu hayattaki en büyük şansım. 

Star, ölü yıldız. Hayatını devam ettirebilecek gücü kendisinde nasıl buluyor diye hayranlıkla izlediğim esas kızımız. Bir şeylerin devam etmesi için gerekli en önemli şeyin para olduğunu söyleyen çok fazla insan tanıdım, hiçbirisiyle devamlı bir arkadaşlık kuramadım elbette. Bir yerlerde tıkandı bağlarımız, görüşmedik. Sevmedik birbirimizi, Star'ı içine hapseden şey…

Arrival, 2016

Tür: Dram, Bilim Kurgu, Gizem IMDb: 8,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Bellek tuhaf bir şey. Hiç düşündüğüm gibi işlemiyor. Düzeni gereği zamana çok bağlıyız."Bu cümlelerle başlıyor film, bir gün bir yerlerde dram filmleri kraliçesi olacağıma inandığımdan içerisinde dramsallık barındırmayan hiçbir filmi izlemiyorum. Zamana takılı kalıp geçmişi ya da geleceği düşünmekten şuan'ı yaşayamıyoruz çoğu zaman, düzen böyle. Yarını yarın düşünüp, dünü dünde bırakamıyoruz. Dilbilimci Dr. Louise Banks'ın kırpılan zamanlardaki hayat hikayesine, Amy Adams'ın muazzam duru güzelliğiyle eşlik ediyor olmak sizi sonsuz iyi hissettiriyor.
"Yolculuğun bizi götüreceği yeri bilmeme rağmen ona kucak açarak her anını içtenlikle karşıladım."

12 adet tanımlanamayan cismin dünya üzerinde çeşitli noktalara inişinin endişesi sarıyor bir anda hayatını. Orduya yardım etmek için ne biliyorsa ortaya koyuyor, içgüdüleri kuvvetli kadınları her z…

La La Land, 2016

Tür: Komedi, Dram, Müzikal IMDb: 8,5 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Hayallerini değiştirip büyürsün."
LA LA LAND! Senenin belki en fazla ses getiren filmi, üzerine o kadar çok konuşuldu ki izlemekten keyif alırken kendimizi salonda bırakıp çıkacağız falan sandım. Ryan Gosling hayranlığımı bilen bilir, en düşük puanlı filmlerine kadar filmografisinde yer alan tüm filmleri izledim. Artı olarak izlemeden puanlarım her filmini. Bu nasıl bir evlat kayırmaktır? 

Gelelim 2017 oscar töreninde isminden ultra söz ettirecek filmimize, Seb ve Mia'nın akıp giden zamanda devamlı karşılaşıyor olmalarıyla başlıyor film. İki farklı hayatın sizin hayatınıza yakın kesitlerini izliyorsunuz ekranda önce. Tutkulu ve yavaş yavaş yorulmaya başladıkları hayallerinin peşinden giderken birbirlerine destek olmaya başlıyorlar bir anda. Birisi ellerinizi tuttuğunda o an her şey daha da kolaylaşıyor. Hiç beklemediğiniz anda size yanaşıp kulağınıza "gülü…