Ana içeriğe atla

Upstream Color, 2013

Tür: Dram, Bilim Kurgu
IMDb: 6,8
Yönetmen: 

Filmin ilk 7.dakikası güzel olup olmadığına karar verebiliyorum, insanlar gibi. Bana göre, sevebildiğim şeylere genelde hızlı karar veriyorum sonu hüsran veya değil. Hiç önemi olmuyor, ben sevdim sonuçta. Beni her eserini doktora tezi titizliğinde hazırlayan Shane Carruth'la tanıştırdı, sıkça dolandığım çılgın sosyal medya paylaşımlarının birinde Kris ve Jeff'in  görselleriyle keşfettim. Allahım, bu tarz iyi niyetli karşılaşmalara aşığım.

Bütünüyle bir zincirden oluşan dünyada yalnızca insanlar yok ne yazık ki. Daha duyarlı olması konusunda üzerine titrenmiş olan insanlığın hayvani bir içgüdüyle gelişimine şahitlik etmemizi istemiş bence Carruth. Sığ, soğuk, dar yaşam alanlarımızda ne kadar da zararlıyız. Farkında olmadan, zararsızmış gibi yaşıyoruz.

----- Birazcık spoiler bıraktım aşağı -----


Kris, hırsız tarafından etkisiz hale getirilip tüm yaşantısı sıfırlanıyor. Yaşantı demek ne kadar doğru bilemedim, kendini sadece işine kaptırmış insanların yaşamak için sadece nefes aldıklarını düşünüyorum. Yaşam, gülümseyecek bir kaç hikaye yaratamadığınızda anlamsız bence. Kris'in etkisiz hale gelmesi ardından hırsızın tüm söylediklerini bir robot gibi yerine getirmesini izliyoruz bir süre, içinde büyüyen deney kurtçuğunu vücuduna açtığı kesiklerle çıkarmaya çalıştığı umutsuz sahneler ise rahatsız edici olmalarına rağmen fazla gerçekçiydi. 


Jeff, esas oğlanımızla Kris'in karşılaşmasıyla film anlamını ikiye katlıyor. Jeff'in de daha önce aynı hipnoza maruz olmasını vücutlarındaki izlerden anlıyoruz. Kris'in vücudundaki kurtçuğun çıkarılmasında bir domuza aktarımını sağlayan gözlemci adamın da farklı yöntemleri mevcut. Filmdeki bütün karakterler domuzlar da dahil birbirine fazlasıyla bağlı. Her birini hayatınızdaki hangi gerçekle bağlarsanız bağlayın sonunda aynı hissedeceğiz eminim.

İzledikçe düşünmeye yöneleceksiniz düşündükçe izlemeye elbette. Ama bir kere izlenecek bir film kesinlikle değil en az iki kere cevapsız kalan sorularınızı arayacaksınız detaylarda, iyi niyetle izleyiniz. 

Bu blogdaki popüler yayınlar

American Honey, 2016

Tür: Dram IMDb: 7,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
Merhaba, çok uzun zamandır sadece kendimi dinlediğimi fark etmediniz umarım. Hemen sabah olsun diye erkenden uyudum dün gece, buralara her zaman sabahın köründe bir şeyler karalamaya bayılıyorum. Dünyanın bu kadar güzel bir yer oluşundan mı kaynaklı bilmiyorum, güzel olan her şeyin acı verdiğini okumuştum bir yerlerde. Film de güzelliğini hissettirerek üzdü beni, bu sıra üzülmek için yer arıyormuşum gibi geliyor. Hepsi geçecek biliyorum, üzülsem de bir yerlerde yüzümü sonsuz güldüren insanların olması bu hayattaki en büyük şansım. 

Star, ölü yıldız. Hayatını devam ettirebilecek gücü kendisinde nasıl buluyor diye hayranlıkla izlediğim esas kızımız. Bir şeylerin devam etmesi için gerekli en önemli şeyin para olduğunu söyleyen çok fazla insan tanıdım, hiçbirisiyle devamlı bir arkadaşlık kuramadım elbette. Bir yerlerde tıkandı bağlarımız, görüşmedik. Sevmedik birbirimizi, Star'ı içine hapseden şey…

Arrival, 2016

Tür: Dram, Bilim Kurgu, Gizem IMDb: 8,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Bellek tuhaf bir şey. Hiç düşündüğüm gibi işlemiyor. Düzeni gereği zamana çok bağlıyız."Bu cümlelerle başlıyor film, bir gün bir yerlerde dram filmleri kraliçesi olacağıma inandığımdan içerisinde dramsallık barındırmayan hiçbir filmi izlemiyorum. Zamana takılı kalıp geçmişi ya da geleceği düşünmekten şuan'ı yaşayamıyoruz çoğu zaman, düzen böyle. Yarını yarın düşünüp, dünü dünde bırakamıyoruz. Dilbilimci Dr. Louise Banks'ın kırpılan zamanlardaki hayat hikayesine, Amy Adams'ın muazzam duru güzelliğiyle eşlik ediyor olmak sizi sonsuz iyi hissettiriyor.
"Yolculuğun bizi götüreceği yeri bilmeme rağmen ona kucak açarak her anını içtenlikle karşıladım."

12 adet tanımlanamayan cismin dünya üzerinde çeşitli noktalara inişinin endişesi sarıyor bir anda hayatını. Orduya yardım etmek için ne biliyorsa ortaya koyuyor, içgüdüleri kuvvetli kadınları her z…

La La Land, 2016

Tür: Komedi, Dram, Müzikal IMDb: 8,5 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Hayallerini değiştirip büyürsün."
LA LA LAND! Senenin belki en fazla ses getiren filmi, üzerine o kadar çok konuşuldu ki izlemekten keyif alırken kendimizi salonda bırakıp çıkacağız falan sandım. Ryan Gosling hayranlığımı bilen bilir, en düşük puanlı filmlerine kadar filmografisinde yer alan tüm filmleri izledim. Artı olarak izlemeden puanlarım her filmini. Bu nasıl bir evlat kayırmaktır? 

Gelelim 2017 oscar töreninde isminden ultra söz ettirecek filmimize, Seb ve Mia'nın akıp giden zamanda devamlı karşılaşıyor olmalarıyla başlıyor film. İki farklı hayatın sizin hayatınıza yakın kesitlerini izliyorsunuz ekranda önce. Tutkulu ve yavaş yavaş yorulmaya başladıkları hayallerinin peşinden giderken birbirlerine destek olmaya başlıyorlar bir anda. Birisi ellerinizi tuttuğunda o an her şey daha da kolaylaşıyor. Hiç beklemediğiniz anda size yanaşıp kulağınıza "gülü…