Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Gru…

The Nice Guys, 2016

Tür: Aksiyon, Komedi, Suç IMDb: 7,4 Yönetmen:  Oyuncular: 

Merhaba, senenin en başarılı komedi hikayesiyle tanıştırayım sizi. Film sonrası normalde aklımda çok fazla detay kalmaz ama dün izlediğimden beri sürekli gözümün önüne gelen sahneleri bir türlü es geçemiyorum. Aklıma geldikçe kahkaha atıyor olduğum gerçeğini de saklamayacağım tabii ki. Ryan Gosling ve Russell Crowe'u yan yana hayal edemeyenleri şaşırtacak kadar başarılı bir birleştirme olmuş. 
"-Ben kötü biri miyim? +Evet."

Filme dair en güzel detaylardan biri 70'lerde geçiyor olması sanırım, başarılı dedektif March ve Jackson'ın gizemli bir iş için tanışmalarıyla başlıyor. Önemli bir sırrı saklayan kızı ararken bir çok insanın da aynı kızı aradığını fark ediyorlar. Ünlü porno yıldızının ölümündeki sırrı bilen ve ortaya çıkarabilecek tek kişidir Amelia. Bu da olayı bir tık daha karıştırıyor elbette. 

Fazla beklentiye kapılmadan yeri geldiğinde sesli güleceğiniz…

Talaash, 2012

Tür: Dram, Suç, Gizem IMDb: 7,3 Yönetmen:  Oyuncular: 
Bollywood filmlerinin Hollywood filmlerine kafa tutmasına bayılıyorum, bu işi de son derece başarılı tamamlıyorlar. Bir sonraki başarılı filmleri izlemek için sabırsızlanıyorum. Zaman eksikliği, üşengeçlik ve geriye kalan bir çok sebep yüzünden keşfedip izleme fırsatı bulamadığım filmlerden sadece bir tanesiydi Talaash. Aamir Khan'ın ismi geçiyorsa zaten bizim için anında kutsallaşıyor film. (Bunu biliyorsunuzdur zaten.)

Bu sefer o kadar farklı bir rolle izledim ki onu, ilk kez hatta. Filme dair hiçbir detayı beğenmeseniz bile Aamir Khan oyunculuğu hatırına sonuna kadar izlersiniz. Film içerisinde sadece bir polisiye hikayesi barındırmıyor bunu fark ettiğiniz her dakika "Yine yapmışlar yapacaklarını." diye düşünüp duruyorsunuz. Emsali olan bir çok hikayeye gerçekten on basar, başarılı bir kurgu. En sonunda sizi sudan çıkmış bir balığa dönüştürecek. 
"Ruhlar çok üzgün …

Mon Roi, 2015

Tür: Dram, Romantik IMDb: 7,0 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Dünya sanki yepyeniymiş gibi, bugün sabahların ilki gibi, hala şafak vakti gibi. Doğrusunu söylemek gerekirse sayın katipler hali hazırda harcanmış olan bizi hayal kırıklığına uğratan kendi özgürlüğümüz. Gerçekten sevebilmek için sevgiye ruhunu verebilmek için kaybedecek bir şeyi olmamalı insanın. Pervasızca atılmaya cesaret etmek için, en katı hükümdarların en büyük fırtınaların düşüşünü görmeliyiz. Seninle hiçbir şeyi harcamamak için her şeyi yaşamış, her şeyi defalarca harcamış olmalıyız. Aşk yepyeniyken, tertemizken hiçbir şey değil. Fırtınadan önceki aşk seçim değil, biçim. Başıma bir şey geldiğinde, kazaya kurban gittiğimde, beni üzgün gördüğünde orada ol aşkım. Doğru sözü söyle, doğru bakışı bul. Evet aşkım, işte o zaman bana güven. Orada olacağım, ne olursa olsun. Kaçırmayacağım. İşte o zaman tek ses, tek ağız. Biz kazanacağız."
 Tony ve Georgio'nun kesişen yoll…

Danny Collins, 2015

Tür: Dram, Komedi, Müzik IMDb: 7,0 Yönetmen:  Oyuncular: 
Danny Collins, belki de ismini daha önce duymadığınız ünlü rock yıldızı. Kendi isteği dışında sahip olduğu bir repertuara ve kendi isteğiyle yaşadığı korkunç bir hayatı var. Korkunç demek yine bize düşmüyor elbette ama, bir yerde tıkandığı bir hayatı var diyelim. Geç kaldığı bir kırk yılı var en başında, yaşadığı lüks içinde hissedemediği doğruları var. Yaşadığı hayatta kendisini bulabildiği anlar dışında çokta abartılacak bir yaşamı yok. 

O kadar çok yaşam dedim ki, biyografi filmi olduğunu anlamış olmalısınız. Bir akşam uzandığınızda zamanın sıkıcılığı üzerine düşünürken bir anda neşenizi yerine getirecek sıcaklıkta. Orta yaşlarındaki dünyaca ünlü müzisyenin yaşadığı sanılan hayatının aslında çok farklı olduğunu beş saat sürse de izleyebileceğiniz tatlılıkta aktarmış Dan Fogelman. Geçmişi ile olan samimi kucaklaşmasına şahitlik ediyor olmanız ise her birinden tatlı. 

John Lennon…

Me Before You, 2016

Tür: Dram, Romantik IMDb: 7,6 Yönetmen:  Oyuncular: 
Eğer gerçekten istiyorsan gülmesini, kendi gülüşlerinden vazgeçmelisin çoğu zaman. 
Uzun zamandır film izleyemiyorum, ailesel koşuşturmalar ve kendime yarattığım zamanın çoğu arkadaşlarımla geçtiğinden bir köşede gizli gizli film izlerken buldum kendimi en sonunda. Kendimi içinde bulmak isteyeceğim bir hikaye olsun istedim ve uzun zamandır merak ettiğim bu filmi izledim. 
Kitap tavsiyesini oldukça fazla duymuş olmama rağmen benim efsanem Murakami'den fırsat bulamadım elbette. Fırsat bulamama yalanını ben de kullanıyormuşum, ne kötü. 
Will, dünyanın en hüzünlü hayat öyküsüne sahip. İşinde ve özel yaşantısındaki başarısıyla ekranlardan adını düşürmeyen esas oğlanımız geçirdiği bir kaza sonucunda felç kalıyor. Buradan sonrası klasik hikayelerimize benziyor gibi gözükse de böylesine sade anlatımlara bir tık daha fazla değer verilmesinden yanayım. Sonuçta insanı kanserden daha çabuk öldür…

Magic in the Moonlight, 2014

Tür: Romantik, Komedi
Yönetmen: Woody Allen
Oyuncular: Colin Firth,Emma Stone,Marcia Gay Harden
IMDb: 6,6



*** az biraz spoiler içerir***
 "happiness is not a natural human condition"
*** spoiler tehlikesi geçti sayılır***
Son günlerde duyduğum en anlamlı tespit olur kendisi. Bir Woody Allen hayranı olarak yine şüphesiz izlediğim film diyebilirim. Baştan söyleyeyim Woody Allen zekasıyla sizi de alt edecek, eder. Çünkü Woody Allen. Adamın hali tavrı küstahlık değil resmen hakkı. Bayılıyorum ona; özellikle bu kendini beğenmiş ve zekasını gözümüze sokan hallerine. Başrolde de aynı Woody Allen özelliklerine sahip bir karakter var; oğlak burcu erkeği diyenler olmuş ^^
Filmin tadına geçecek olursam bu film ne bir Midnight in Paris ne de bir Vicky Cristina Barcelona ve benzerleri... Onlar kadar müthiş güzellik bahşetmediği gibi yormuyor da sadece herkes birbirini buluyor işte. 20'lerin Güney Fransası, kıyafetleri ve ufak tefek manzaraları mevcut.

1927 Berlin'inde dünyaca ünlü sihirba…

Paperman, 2012

Tür: Animasyon IMDb: 8,3 Yönetmen: John Kahrs
Siyahı ve beyazı sev, kısa filmlere yönel ve aşkı bul artık.

Kısacık ömrümüze her güzelliği sığdıracakmış gibi izleyiniz.

The Reader, 2008

Tür: Dram, Romantik  IMDb: 7,6 Yönetmen:  Oyuncular: 
Anlamsız gibi gözüken ama şaşırtıcı bir şekilde doyurucu gelen ilişkilerin gölgesinde hislerden çok dikkatimizi toplamamızı istedikleri tek yer var; Michael ve Hanna'nın birbirlerini neyin yerine koydukları. 
2. Dünya savaşı sonrası Michael'ın Hanna'ya aşık olmasıyla başlıyor hikaye. Önemli olmayan onlarca detaya aldırış etmeden mutlu olmak istedikleri şekilde davranan iki karakter. Michael'ın isyanıyla devam ediyor, "sen benim nasıl olduğumu hiç sormuyorsun!" Ne kadar dolu bir öfke. Herkesin anlayamayacağı anlayanın bi kaç kere okumasına sebep. 

2008 yapımı film Bernhard Schlink romanı uyarlaması tabii ki dram, tabii ki efsane. Ekran karşısında sizi belki de kısa aralıklarla ağlatabilen nadir yapıtlardan. Romanı edinip okumanızı özellikle rica ediyorum. Detayların fazlalığında kısa sürede boğulup gideceksiniz. Ufak detaylarla karşılaşan Hanna ve Michael'ı…

Upstream Color, 2013

Tür: Dram, Bilim Kurgu IMDb: 6,8 Yönetmen:  Oyuncular: 
Filmin ilk 7.dakikası güzel olup olmadığına karar verebiliyorum, insanlar gibi. Bana göre, sevebildiğim şeylere genelde hızlı karar veriyorum sonu hüsran veya değil. Hiç önemi olmuyor, ben sevdim sonuçta. Beni her eserini doktora tezi titizliğinde hazırlayan Shane Carruth'la tanıştırdı, sıkça dolandığım çılgın sosyal medya paylaşımlarının birinde Kris ve Jeff'in  görselleriyle keşfettim. Allahım, bu tarz iyi niyetli karşılaşmalara aşığım.
Bütünüyle bir zincirden oluşan dünyada yalnızca insanlar yok ne yazık ki. Daha duyarlı olması konusunda üzerine titrenmiş olan insanlığın hayvani bir içgüdüyle gelişimine şahitlik etmemizi istemiş bence Carruth. Sığ, soğuk, dar yaşam alanlarımızda ne kadar da zararlıyız. Farkında olmadan, zararsızmış gibi yaşıyoruz.
----- Birazcık spoiler bıraktım aşağı -----

Kris, hırsız tarafından etkisiz hale getirilip tüm yaşantısı sıfırlanıyor. Yaşantı d…

The Age of Adaline, 2015

Tür: Dram, Fantastik, Romantik
IMDb: 7,2
Yönetmen: Lee Toland Krieger
Oyuncular: Blake LivelyMichiel HuismanHarrison Ford

Yaşanan bazı anların tekrarlanmasına tanık ettiler bizi daha önce. Zamanda yolculuk filmlerinden bahsediyorum; tekrar tekrar yaşayıp anları güzelleştiren kimi zaman haksızlığı kimi zaman mutluluğu gördüğümüz... Fakat zamanda yolculuk yapmak değil de zamanın o çok uzun akışında birebir yaşamak büyük bir haksızlıktan başka ne olabilirdi?



Olduğumuz yerde saymanın vücut bulma haliydi Adaline. Kimsenin ona yetişememesi onun da hep 29 kalması... Uzaktan gelen davulun o hoş sesi gibi bu. Etrafınızdaki herkesin çöküşüne, bitişine ve gidişine tanık olmanız ve tüm bunlar olurken sizin açıklanamaz bir şekilde hiç yaşlanamamanız konu alınmış. Kendi öz kızınız yanınızda saçlarına ak düşürürken, yüzü kırışıklıklar içindeyken, sevdiğiniz adamlar birer birer ölürken hep 29 yaşında kalıp 29 yaşında görünmeniz büyük haksızlık; herkes için. 
Adaline, hayatının aynı okuduğum bir kitapta…

İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu yorumlarım

Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım.İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz g…

Dünyanın En Güzel Kokusu, 2016

Tür: Komedi, Romantik IMDb: 4,9 Yönetmen: Mustafa Uğur Yağcıoğlu Oyuncular: Rıza Kocaoğlu, Tuba Ünsal
Hani derler ya "iki kişiye birbirlerine aşık olduğunu söylersen, aşık olurlar" diye. Çevrenizdeki insanların tutumları da bazen hayatımıza yön verebiliyor demek ki. Yani içindeki narı dürtüyorlar üzerlerinde beyaz gömlek varken.
Filmin başında "ne bu şimdi" "ee yani" diyerek yedim bitirdim kendimi. Yüzeysel olmamak lazımmış, anladım. İnsan sadece bakabildiği kadarını görüyor ve bu gerçekten korkunç bir şey! Bir şeyi bir kere tecrübe ettiğinizde düşüncelerimizin önyargı olduğunu fark edemeyecek kadar acımasızca aldanıyoruz bence. Bu suç olmaktan da çıkıyor bir müddet sonra çünkü bilinçsizce devam ediyor. Neyse ki benim kendimde takıldığım küçük sorunlardan bağımsız romantizmde bu film. 

Türlü koşuşturmanın içinde sadece eğlenceli bir hayat peşinde olan, 'kötü' söz yazarı Hakan ve Hakan'ın her zamanında yanında olan tam bir kötü gün dostu; şeffaf iliş…

Mon Oncle, 1958

Tür: Komedi IMDb: 7,6 Yönetmen:  Oyuncular: 
Bilen bilir niye buralarda bir şeyler karaladığımı, ileri bir tarihte hayatın bir tarafında klasik telaşa kapılmışken yapabildikleri en güzel şey umarım bu filmleri izlemek olur. Kitaplıktaki kitapları okumak şartıyla elbette. 
Bu ülkede yaşıyor olup kaderimizi bir köşede değiştiremiyor oluşumuzdan sonra hayal kurmayı da bıraktık sanıyorum, kendimden biliyorum. Bir şeyleri başımıza gelmesinden korkarak yaşıyoruz, kendimizi dahi düşünemediğimiz bu coğrafyada bir de sevdiklerimizi ölecekler mi acaba diye düşünmek zorunda bırakılıyoruz. Zor işte, böyle sıkıntılı zamanlarda ne kadar da içimize içimize kanasakta elimizden hiçbir şey gelmiyor. 

Ruhlarımız nasıl birbirine uyuşuyor bilmiyorum tanımadığınız hatta kendilerini bile görmediğiniz insanların size önerileriyle bağlanmasına şaşıyorsunuz. Nasıl kötü olabilir ki her şey, güzel şeyler de oluyor elbet. Mon Oncle, Jacques Tati'nin ilk …