Ana içeriğe atla

The Divergent, 2014

Tür: Aksiyon, Macera, Bilim Kurgu
Imdb: 6,8
Yönetmen: Neil Burger

Dün bütün günümü hasta geçirdim dolayısıyla işe de gidemedim. Hava buz gibiydi, ben kırgın... Oturdum film izledim, hayallere daldım. Ruh halim benden acıklı romans filmler izlememi talep ediyordu, ona bile direndim; isyan ettim bu Perşembe... Dramsallıktan çıkıp disyopya filminde buldum kendimi, tabii ki aşksız savaş filmi bile olmuyordu.  Burada da rastladım ruhumun ihtiyaç duyduğu inceliklere ve burada da benim için söylenmiş cümleler vardı hayata dair. Tam da kalbim dün dile gelseydi böyle bir cümle kurabilirdi: "Direnişinde muazzam bir güzellik var". -Ben de böyle seviyorum- Sevdiğim insanın hayata direnişi öyle muazzam bir güzellikte ki anlatamayacağım.


The Hunger Games gibi dediler, öyle izlemedim. Aynı The Fault in Our Stars oyuncuları vardı Shailene Woodley ve Ansel Elgart vardı onları hiç birbirine yakıştırmadığım için diğer filmi bile en son raddede izlemiştim ama burada o ön yargımı bile kırarak izledim.
*Theo James :) Tanrım bir an için çok beğendim, büyük sevap...


Yaşamak için, sevmek için, korkmamak için, bilge olmak için, fedakar olmak için ya da adil olmak için vesaire.. İlla bir yere ait olmak ya da bir grubun parçası olmak gerekmiyordu. Seçmek zorunda kalmadığımız hayatlar ne güzel! "Kimse kendini özgür sanan birinden daha iyi köle olamaz" diyorlar. Ne söz ama!

*Aramızda kalsın, film boyunca "Ya o Kate Winslet mi ?" diye sorarak bir hal oldum. O tabii :)

Kim olduğumuzu bilir gibi, isyan ateşiyle yanan kalplerimiz elbet bir gün buluşacak ümidiyle izleyiniz... 

Bu blogdaki popüler yayınlar

American Honey, 2016

Tür: Dram IMDb: 7,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
Merhaba, çok uzun zamandır sadece kendimi dinlediğimi fark etmediniz umarım. Hemen sabah olsun diye erkenden uyudum dün gece, buralara her zaman sabahın köründe bir şeyler karalamaya bayılıyorum. Dünyanın bu kadar güzel bir yer oluşundan mı kaynaklı bilmiyorum, güzel olan her şeyin acı verdiğini okumuştum bir yerlerde. Film de güzelliğini hissettirerek üzdü beni, bu sıra üzülmek için yer arıyormuşum gibi geliyor. Hepsi geçecek biliyorum, üzülsem de bir yerlerde yüzümü sonsuz güldüren insanların olması bu hayattaki en büyük şansım. 

Star, ölü yıldız. Hayatını devam ettirebilecek gücü kendisinde nasıl buluyor diye hayranlıkla izlediğim esas kızımız. Bir şeylerin devam etmesi için gerekli en önemli şeyin para olduğunu söyleyen çok fazla insan tanıdım, hiçbirisiyle devamlı bir arkadaşlık kuramadım elbette. Bir yerlerde tıkandı bağlarımız, görüşmedik. Sevmedik birbirimizi, Star'ı içine hapseden şey…

Arrival, 2016

Tür: Dram, Bilim Kurgu, Gizem IMDb: 8,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Bellek tuhaf bir şey. Hiç düşündüğüm gibi işlemiyor. Düzeni gereği zamana çok bağlıyız."Bu cümlelerle başlıyor film, bir gün bir yerlerde dram filmleri kraliçesi olacağıma inandığımdan içerisinde dramsallık barındırmayan hiçbir filmi izlemiyorum. Zamana takılı kalıp geçmişi ya da geleceği düşünmekten şuan'ı yaşayamıyoruz çoğu zaman, düzen böyle. Yarını yarın düşünüp, dünü dünde bırakamıyoruz. Dilbilimci Dr. Louise Banks'ın kırpılan zamanlardaki hayat hikayesine, Amy Adams'ın muazzam duru güzelliğiyle eşlik ediyor olmak sizi sonsuz iyi hissettiriyor.
"Yolculuğun bizi götüreceği yeri bilmeme rağmen ona kucak açarak her anını içtenlikle karşıladım."

12 adet tanımlanamayan cismin dünya üzerinde çeşitli noktalara inişinin endişesi sarıyor bir anda hayatını. Orduya yardım etmek için ne biliyorsa ortaya koyuyor, içgüdüleri kuvvetli kadınları her z…

La La Land, 2016

Tür: Komedi, Dram, Müzikal IMDb: 8,5 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Hayallerini değiştirip büyürsün."
LA LA LAND! Senenin belki en fazla ses getiren filmi, üzerine o kadar çok konuşuldu ki izlemekten keyif alırken kendimizi salonda bırakıp çıkacağız falan sandım. Ryan Gosling hayranlığımı bilen bilir, en düşük puanlı filmlerine kadar filmografisinde yer alan tüm filmleri izledim. Artı olarak izlemeden puanlarım her filmini. Bu nasıl bir evlat kayırmaktır? 

Gelelim 2017 oscar töreninde isminden ultra söz ettirecek filmimize, Seb ve Mia'nın akıp giden zamanda devamlı karşılaşıyor olmalarıyla başlıyor film. İki farklı hayatın sizin hayatınıza yakın kesitlerini izliyorsunuz ekranda önce. Tutkulu ve yavaş yavaş yorulmaya başladıkları hayallerinin peşinden giderken birbirlerine destek olmaya başlıyorlar bir anda. Birisi ellerinizi tuttuğunda o an her şey daha da kolaylaşıyor. Hiç beklemediğiniz anda size yanaşıp kulağınıza "gülü…