Ana içeriğe atla

My Sassy Girl, 2008


Bu kararı çok zor verdim. Hangi kararı mı? İlk yayınlanan Kore yapımı olanı mı, yoksa sonraki ABD yapımını mı sizlerle paylaşsam diye. Ben ilk ABD yapımını izlemiştim, kalbime ilk o dokundu, ona karar verdim. 

Tür: Dram, Komedi, Romatik
IMDb: 6,3
Yönetmen: Yann Samuell
Oyuncular: Elisha Cuthbert , Jesse Bradford 


Charles Below; Jordan Roark, R-O-A-R-K.  

Charles; aşırı sarhoş, ayakta duramayan, güzel ve genç kızımız Jordan'ı metronun önüne düşmekten son anda kurtarır ve hikayemiz tam da burada başlar. 
Jordan her gün kendini kaybedercesine içiyor, güzelliği, çılgınlığı, eğlenceli hali ve tabii ki Charles'ın hayatına kattığı renk peşinden gitmeye bir sebep. Kattığı rengin yanında tamamıyla alt-üst ediyor bir de...

Amaçsız tavırları, hayata ve karşısındakilere karşı hissettiği sorumlulukları, kaçtıkları ya da saklayamadıkları hepsi size masalsı bir tatta sunuluyor. Aynı zamanda gelecekten gelen adam konulu hikayeleri var, her fırsatta okutup tepkileri de kendi istediği şekilde aldığı...

Evet, çoğu şeyi kendi istediği şekilde yapıyor; yaptırıyor. Başta şımarık, kaprisli, amaçsız gelen Jordan acısını itiraf edince ona sarılmak geliyor insanın içinden, geçsin diye...

Her şeyi öğrendikten sonra sahnelere bir kere daha dönüyorsunuz. İyi ki, diyorsunuz; iyi ki öyle yapmış ve Charlie iyi ki kabul etmiş kırmamış, baksanıza ne kadar da güzel gülüyor nasıl da kırılgan...

Gördüklerinizden çok bilmeniz gerekenler var. Hayata da bakış açısı böyle olmalı, her şeyin ve her kesin dışarıya göstermek istemediği yaraları var. Görmüyorsunuz, belki de umrunuzda değil ama olsun.


Parkta Charlie'nin arkasından bağırıken ya da mektubu okurken -ikisi de hala ezberimde- acısını tüm hücrelerimde hissedebildim, ne kadar tarifsiz olduğunu da görebildim, öylesine kalbini açıyor size işte. 


2009'da ilk izlediğimde de Jordan'ı böyle sevmiştim, içten.

Samimi olmak için iyi davranmak gerekmiyordu, kendini sevdirmek de gerekmiyordu ki konunun bunlarla alakası bile yok, bizce. Olduğu ya da olmak istediği gibi değildi Jordan; olması gereken gibiydi. Canı acıyordu, canı yanan diğer insanlardan biraz da farklıydı.

Umutsuzca zamanı bekledi, o ağacın altında olabilmek için şu an bir şeyler feda edebilirdim derim, sonunda göreceksiniz. Bir bekleyeni vardı Jordan'ın,geleceği günü bekleyen bu zamanı da habersiz ve tarifsiz çabalarla dolduran; kendi kadar samimi, içten. -Charlie.

Deli gibi ağlatmıyor sizi film, üzmüyor; sadece size duygusunu geçirebiliyor. Benim için buydu önemli olan.


"Kader; sevdiğin kişi için tesadüflerden bir köprü inşa etmektir." diyor filmde. 
Tesadüfler, olması gereken başlangıçlardır aslında; önüne geçemediğiniz her ne varsa. 
Ve Tanrı, size zamanın birinde "bak senin için bunu yazdım" deyip gülümsüyor. 
Ah, diyorsunuz. Ah bu ben...

Geleceğe, o güzel köprüleri inşa ederek izleyiniz...

Bu blogdaki popüler yayınlar

American Honey, 2016

Tür: Dram IMDb: 7,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
Merhaba, çok uzun zamandır sadece kendimi dinlediğimi fark etmediniz umarım. Hemen sabah olsun diye erkenden uyudum dün gece, buralara her zaman sabahın köründe bir şeyler karalamaya bayılıyorum. Dünyanın bu kadar güzel bir yer oluşundan mı kaynaklı bilmiyorum, güzel olan her şeyin acı verdiğini okumuştum bir yerlerde. Film de güzelliğini hissettirerek üzdü beni, bu sıra üzülmek için yer arıyormuşum gibi geliyor. Hepsi geçecek biliyorum, üzülsem de bir yerlerde yüzümü sonsuz güldüren insanların olması bu hayattaki en büyük şansım. 

Star, ölü yıldız. Hayatını devam ettirebilecek gücü kendisinde nasıl buluyor diye hayranlıkla izlediğim esas kızımız. Bir şeylerin devam etmesi için gerekli en önemli şeyin para olduğunu söyleyen çok fazla insan tanıdım, hiçbirisiyle devamlı bir arkadaşlık kuramadım elbette. Bir yerlerde tıkandı bağlarımız, görüşmedik. Sevmedik birbirimizi, Star'ı içine hapseden şey…

Arrival, 2016

Tür: Dram, Bilim Kurgu, Gizem IMDb: 8,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Bellek tuhaf bir şey. Hiç düşündüğüm gibi işlemiyor. Düzeni gereği zamana çok bağlıyız."Bu cümlelerle başlıyor film, bir gün bir yerlerde dram filmleri kraliçesi olacağıma inandığımdan içerisinde dramsallık barındırmayan hiçbir filmi izlemiyorum. Zamana takılı kalıp geçmişi ya da geleceği düşünmekten şuan'ı yaşayamıyoruz çoğu zaman, düzen böyle. Yarını yarın düşünüp, dünü dünde bırakamıyoruz. Dilbilimci Dr. Louise Banks'ın kırpılan zamanlardaki hayat hikayesine, Amy Adams'ın muazzam duru güzelliğiyle eşlik ediyor olmak sizi sonsuz iyi hissettiriyor.
"Yolculuğun bizi götüreceği yeri bilmeme rağmen ona kucak açarak her anını içtenlikle karşıladım."

12 adet tanımlanamayan cismin dünya üzerinde çeşitli noktalara inişinin endişesi sarıyor bir anda hayatını. Orduya yardım etmek için ne biliyorsa ortaya koyuyor, içgüdüleri kuvvetli kadınları her z…

La La Land, 2016

Tür: Komedi, Dram, Müzikal IMDb: 8,5 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Hayallerini değiştirip büyürsün."
LA LA LAND! Senenin belki en fazla ses getiren filmi, üzerine o kadar çok konuşuldu ki izlemekten keyif alırken kendimizi salonda bırakıp çıkacağız falan sandım. Ryan Gosling hayranlığımı bilen bilir, en düşük puanlı filmlerine kadar filmografisinde yer alan tüm filmleri izledim. Artı olarak izlemeden puanlarım her filmini. Bu nasıl bir evlat kayırmaktır? 

Gelelim 2017 oscar töreninde isminden ultra söz ettirecek filmimize, Seb ve Mia'nın akıp giden zamanda devamlı karşılaşıyor olmalarıyla başlıyor film. İki farklı hayatın sizin hayatınıza yakın kesitlerini izliyorsunuz ekranda önce. Tutkulu ve yavaş yavaş yorulmaya başladıkları hayallerinin peşinden giderken birbirlerine destek olmaya başlıyorlar bir anda. Birisi ellerinizi tuttuğunda o an her şey daha da kolaylaşıyor. Hiç beklemediğiniz anda size yanaşıp kulağınıza "gülü…