Ana içeriğe atla

Lucy (2014)

Tür: Bilim Kurgu
IMDb: 6,5
Yönetmen: Luc Besson

Spoiler vermek istemiyorum ki anlattıklarımı öyle değerlendirmeyin diye de umacağım..
Lus Besson filmi; Leon'un yaratıcısından. Tabii ki filmi görmemdeki en büyük etkendi kabul ediyorum; güvenim sonsuz gittim. Umuyorum sizde öyle izlersiniz. Ki bu kadar vizyonda kalmasını beni beklemesine yordum :) 

Bir aşk hikayesi yok. Ama sanırım Lucy gibi yaklaşık bir haftadır tanıdığınız biri için hiçbir şey yapmamayı baştan öğretiyor. 
Lucy(asıl elemanımız), Richard ile bir hafta takılmış gece eğlencelerinde boy gösteren Taipe'deki öğrenci kızımız. Bir teslimat için otele giriyor ve maalesef kendini kurtarması hiçbir akla sığmayacak şekilde olacak. Mr.Jang Taipe'deki korkunç yeraltının gözde uyuşturucu satıcılarından. Ağına düşen Lucy de mecburen ona hizmet vermek zorunda kalacak, beraberinde 3 kişiyle birlikte. Uyusturucu ise sentetik bir CHPU 4. Kadınların hamilelik döneminde en minimum düzeyde üretebildiği bu madde içeride yeni bir insan bile yaratabiliyor(!)  


-Mide altına yerleştirilen bu paketler kazara içeride patlar ve kana direkt nüfuz ederse ne olur- sorunsalı ise filmi oluşturan olaylar zincirini beraberinde getiriyor. 

Lucy; acıyı, korkuyu ve arzuyu hissetmiyorum diyen güzel ve seksi  ama bir o kadar da acımasız bir savaşçı ruhuyla göreceğiniz muazzan Scarlet Johansson ile hayat bulmuş tabii ki.  Ayrıca Morgan Freeman'ın olması gerektiği kadar oldurmuşlar hem de sevdiğimiz yüce bilgeliğiyle ki keşke daha fazla olsaydı tabii.. 

Yapılan araştırmalar sonucu beynimizin %10'unu kullanabildiğimiz söyleniyor. Ya bu sentetik madde Lucy'nin vücuduna bu şekilde karıştığında onun beynindeki nöronların hızla üremesine sebep olur da bu durumu %100'e kadar çıkartırsa? 

Ne mi olur? Cevap veriyorum.Bence görsel şölen, olur. 
Lucy etrafındaki her şeyin inanılmaz derecede farkında olacak, hisleriyle ve beyniyle elektronikten tutun da normal insan vücuduna kadar her şeyi yönetebiliyor olması ise akıllara durgunluk verecek.

Tabii ki filmi izlerken inanmadığınız Darvin teorisinden yola çıkılacak olabilir ki - siz de öyle yapacaksınız..


Bu filmi çeken de %10'unu kullanıyor yeaa nasıl bilsin %40'ları 100'leri diyeceksiniz - ki siz de başka yollarla nasıl olurdu diye düşüneceksiniz yeniden senaryo yazacaksınız, orası ayrı.
Ama filmlerin tatları oradadır zaten. Bilimsel makaleler ya da ders kitapları gibi her şey olurunda ve bilgi düzeyinde olsaydı bu inanılmaz sıkıcı olurdu. Bırakın birileri sizin için her şeyi düşünmesin siz de hayal edebilin. Mantık hatası hiç mi olmaz demeyin olur çünkü her şey insanlar için ^-^

Dünyada en başından beri beynimizi %100 kullansaydık belki bu iyiye gidebilirmiş -tabii filmden yola çıkıyorum. Şayet şimdiki gibi sonradan görme olunacaksa bu tam bir felaket . Çünkü izlerken Lucy'nin durumların ne kadar umrunda olmadığını fark edecekseniz. Suçlar, ölümler ya da sonu felakete dönüşebilecek şeyleri maalesef umursamayacak. Bu iyi değil. 

Umarım beynim %100 çalışmaz diye umarak izleyin .. 

Bu blogdaki popüler yayınlar

American Honey, 2016

Tür: Dram IMDb: 7,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
Merhaba, çok uzun zamandır sadece kendimi dinlediğimi fark etmediniz umarım. Hemen sabah olsun diye erkenden uyudum dün gece, buralara her zaman sabahın köründe bir şeyler karalamaya bayılıyorum. Dünyanın bu kadar güzel bir yer oluşundan mı kaynaklı bilmiyorum, güzel olan her şeyin acı verdiğini okumuştum bir yerlerde. Film de güzelliğini hissettirerek üzdü beni, bu sıra üzülmek için yer arıyormuşum gibi geliyor. Hepsi geçecek biliyorum, üzülsem de bir yerlerde yüzümü sonsuz güldüren insanların olması bu hayattaki en büyük şansım. 

Star, ölü yıldız. Hayatını devam ettirebilecek gücü kendisinde nasıl buluyor diye hayranlıkla izlediğim esas kızımız. Bir şeylerin devam etmesi için gerekli en önemli şeyin para olduğunu söyleyen çok fazla insan tanıdım, hiçbirisiyle devamlı bir arkadaşlık kuramadım elbette. Bir yerlerde tıkandı bağlarımız, görüşmedik. Sevmedik birbirimizi, Star'ı içine hapseden şey…

Arrival, 2016

Tür: Dram, Bilim Kurgu, Gizem IMDb: 8,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Bellek tuhaf bir şey. Hiç düşündüğüm gibi işlemiyor. Düzeni gereği zamana çok bağlıyız."Bu cümlelerle başlıyor film, bir gün bir yerlerde dram filmleri kraliçesi olacağıma inandığımdan içerisinde dramsallık barındırmayan hiçbir filmi izlemiyorum. Zamana takılı kalıp geçmişi ya da geleceği düşünmekten şuan'ı yaşayamıyoruz çoğu zaman, düzen böyle. Yarını yarın düşünüp, dünü dünde bırakamıyoruz. Dilbilimci Dr. Louise Banks'ın kırpılan zamanlardaki hayat hikayesine, Amy Adams'ın muazzam duru güzelliğiyle eşlik ediyor olmak sizi sonsuz iyi hissettiriyor.
"Yolculuğun bizi götüreceği yeri bilmeme rağmen ona kucak açarak her anını içtenlikle karşıladım."

12 adet tanımlanamayan cismin dünya üzerinde çeşitli noktalara inişinin endişesi sarıyor bir anda hayatını. Orduya yardım etmek için ne biliyorsa ortaya koyuyor, içgüdüleri kuvvetli kadınları her z…

La La Land, 2016

Tür: Komedi, Dram, Müzikal IMDb: 8,5 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Hayallerini değiştirip büyürsün."
LA LA LAND! Senenin belki en fazla ses getiren filmi, üzerine o kadar çok konuşuldu ki izlemekten keyif alırken kendimizi salonda bırakıp çıkacağız falan sandım. Ryan Gosling hayranlığımı bilen bilir, en düşük puanlı filmlerine kadar filmografisinde yer alan tüm filmleri izledim. Artı olarak izlemeden puanlarım her filmini. Bu nasıl bir evlat kayırmaktır? 

Gelelim 2017 oscar töreninde isminden ultra söz ettirecek filmimize, Seb ve Mia'nın akıp giden zamanda devamlı karşılaşıyor olmalarıyla başlıyor film. İki farklı hayatın sizin hayatınıza yakın kesitlerini izliyorsunuz ekranda önce. Tutkulu ve yavaş yavaş yorulmaya başladıkları hayallerinin peşinden giderken birbirlerine destek olmaya başlıyorlar bir anda. Birisi ellerinizi tuttuğunda o an her şey daha da kolaylaşıyor. Hiç beklemediğiniz anda size yanaşıp kulağınıza "gülü…