Ana içeriğe atla

Never Let Me Go (2010)

Tür: Dram, Romantik, Bilim Kurgu
IMDb: 7,2
Yönetmen: 

Sonumuzun ne olacağını bilsek daha mı az üzülürdük? Heyecanımızdan, karmaşamızdan bir an olsun kurtulur muyduk?

Tabii ki bu soruların cevabını bilemiyorum. Yanıt da aramıyorum aslına bakarsanız. 


Onlar normal hayata adapte edilmeyen, hatta çitlerin arkasına geçebilecekleri akıllarına bile gelmeyen insanlar.  Ayrıca hikayemizde, hepimizin aksine sonlarının ne olacağı belli; ve bunu bilmesi gereken ama bilmeyen küçük insanlarımız var. Sadece kurallarla büyüyorlar ve büyümelerin haricindeki asıl biyolojik özellikleri de belirsiz. 
Dedikodulardan yola çıkarak kendini porno dergilerinde arayan Kathy bu dedikodulara kapılmış biri sadece. Bir görev icabı dünyaya getiriliyorlar. Yaşam haklarının 'görevlerini tamamladıktan' sonra ellerinden alınacağını ise zaman gayet ilerledikten sonra bilebiliyorlar. Bu acı.. 

Yetiştirildikleri yer ise Hailsham. Yani en görkemli en muazzam öğrenci,  'donör' yetiştiren okul.  Dedikodulardan biri ise donörlerden biri aşkını kanıtlarsa görevini tamamlarken tecil hakkı alabildiği..  Hailsham'ın galerisi için yaptıklarını, bu uğurda kullanabileceklerini sandıkları bir dedikoduları var; bu inanılmaz umut verici. 

Ama galeri ruhlarının içine bakmak için değil..


Kathy Tommy'ye aşık; Tommy de Kathy'ye, her şartta bir bölen olmalı değil mi? Herkesin bunun için bir sebebi var. Her şeye rağmen Ruth ise Tommy ile yıllarca beraber olacak. Bu yanlışlığa son verdiğinde her şey için geç mi? Aşk, geç kalınabilecek bir şey mi? Cevap arayınız.

Sonunu bildiklerimiz de bilmediklerimiz kadar üzüyor. Aşktaki umut inanılmaz güçlü ve güzel; aşk hiçbir şartta geç değil ve her şeye değer. 

K: "Hayalimi bundan öteye götüremem buna izin veremem. Onunla vakit geçirebildiğim için ne kadar şanslı olduğumu hatırlatırım kendime.."  


Tommy'nin tecil hakkını elde edebilmek için profosörün karşısındaki muazzam umuduyla izleyiniz..

Ruhları var mı, bunu görebilmek için.. 

Bu blogdaki popüler yayınlar

American Honey, 2016

Tür: Dram IMDb: 7,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
Merhaba, çok uzun zamandır sadece kendimi dinlediğimi fark etmediniz umarım. Hemen sabah olsun diye erkenden uyudum dün gece, buralara her zaman sabahın köründe bir şeyler karalamaya bayılıyorum. Dünyanın bu kadar güzel bir yer oluşundan mı kaynaklı bilmiyorum, güzel olan her şeyin acı verdiğini okumuştum bir yerlerde. Film de güzelliğini hissettirerek üzdü beni, bu sıra üzülmek için yer arıyormuşum gibi geliyor. Hepsi geçecek biliyorum, üzülsem de bir yerlerde yüzümü sonsuz güldüren insanların olması bu hayattaki en büyük şansım. 

Star, ölü yıldız. Hayatını devam ettirebilecek gücü kendisinde nasıl buluyor diye hayranlıkla izlediğim esas kızımız. Bir şeylerin devam etmesi için gerekli en önemli şeyin para olduğunu söyleyen çok fazla insan tanıdım, hiçbirisiyle devamlı bir arkadaşlık kuramadım elbette. Bir yerlerde tıkandı bağlarımız, görüşmedik. Sevmedik birbirimizi, Star'ı içine hapseden şey…

Arrival, 2016

Tür: Dram, Bilim Kurgu, Gizem IMDb: 8,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Bellek tuhaf bir şey. Hiç düşündüğüm gibi işlemiyor. Düzeni gereği zamana çok bağlıyız."Bu cümlelerle başlıyor film, bir gün bir yerlerde dram filmleri kraliçesi olacağıma inandığımdan içerisinde dramsallık barındırmayan hiçbir filmi izlemiyorum. Zamana takılı kalıp geçmişi ya da geleceği düşünmekten şuan'ı yaşayamıyoruz çoğu zaman, düzen böyle. Yarını yarın düşünüp, dünü dünde bırakamıyoruz. Dilbilimci Dr. Louise Banks'ın kırpılan zamanlardaki hayat hikayesine, Amy Adams'ın muazzam duru güzelliğiyle eşlik ediyor olmak sizi sonsuz iyi hissettiriyor.
"Yolculuğun bizi götüreceği yeri bilmeme rağmen ona kucak açarak her anını içtenlikle karşıladım."

12 adet tanımlanamayan cismin dünya üzerinde çeşitli noktalara inişinin endişesi sarıyor bir anda hayatını. Orduya yardım etmek için ne biliyorsa ortaya koyuyor, içgüdüleri kuvvetli kadınları her z…

La La Land, 2016

Tür: Komedi, Dram, Müzikal IMDb: 8,5 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Hayallerini değiştirip büyürsün."
LA LA LAND! Senenin belki en fazla ses getiren filmi, üzerine o kadar çok konuşuldu ki izlemekten keyif alırken kendimizi salonda bırakıp çıkacağız falan sandım. Ryan Gosling hayranlığımı bilen bilir, en düşük puanlı filmlerine kadar filmografisinde yer alan tüm filmleri izledim. Artı olarak izlemeden puanlarım her filmini. Bu nasıl bir evlat kayırmaktır? 

Gelelim 2017 oscar töreninde isminden ultra söz ettirecek filmimize, Seb ve Mia'nın akıp giden zamanda devamlı karşılaşıyor olmalarıyla başlıyor film. İki farklı hayatın sizin hayatınıza yakın kesitlerini izliyorsunuz ekranda önce. Tutkulu ve yavaş yavaş yorulmaya başladıkları hayallerinin peşinden giderken birbirlerine destek olmaya başlıyorlar bir anda. Birisi ellerinizi tuttuğunda o an her şey daha da kolaylaşıyor. Hiç beklemediğiniz anda size yanaşıp kulağınıza "gülü…