Ana içeriğe atla

Perfect Sense (2011)

Tür: Dram, Romantik, Bilim Kurgu
IMDb: 7,1
Yönetmen: 

Daha önce tüm duyularınızı bir bir kaybettiğinizde yanınızda olmasını istediğiniz birisi oldu mu? 

Olurdu, eğer duyularımı kaybediyor olsaydım derhal yanımda belirmesini istediğim bir tek o olurdu. Susan, başarılı ama aynı zamanda başarısından başka hiçbir şey düşünmeyen bir doktor. Özel hayatı da başarısından daha önemli değil. Michael ise bizim tabirimizle bir ıssız adam. 


Aşk filmi sanmama rağmen dünya ve hayat gerçeklerinin yüzüme yüzüme çarptığını fark ettim. İnce çizginin tam üzerindeydim, ne kıpırdaya bildim ne de konuşabildim. Michael ve Susan birbirlerine aşık olurlarken dünyada yayılan virüsle baş etmeye çalıştım, yanımda olmasaydı ne yapardım diye düşündüm durdum. 


İnsanlar önce koku alma duyusunu kaybediyor bir süre sonra tat alamamaya başlıyorlar. Tüm bu yitirme hislerinin içinde Susan ve Michael bir yerlerde yaşayabildiklerini hissetmeye çalışıyor. Söylemeden edemeyeceğim, aşk ne güzel şey olmayan duyuları olduruyor! Henüz yapabiliyorken sigara yakıyorlar, şarap içiyorlar, sarhoş oluyorlar ve sevişiyorlar. Daha sonra virüsün yan etkilerinden nasiplerini alıyorlar öfkelerine hakim olamıyorlar ve duymamaya başlıyorlar. İşte tam burada başlıyor sizde ki ne yapacağını bilememe hissi, bu andan sonra sessiz devam ediyor film. Kulaklarınıza dokunuyorsunuz, elinizden gelse öpersiniz bile. En  son olan duyu kaybı sahnesinde ise sadece ağlıyorsunuz.


"Asıl büyük kayıp bazı anıların bir daha geri gelmemesi. Koku ve hafıza birbirine bağlıdır. Tarçın kokusu size büyükannenizin verandasını çağrıştırabilir ya da kesilmiş saman kokusu küçükken ineklerden korktuğunuzu hatırlatabilir. Mazot kokusu ilk feribot yolculuğunuzdaki bütün o anılarınızı geri getirebilir. Koku olmazsa bütün o anılar ya da görüntüler de olmaz." 

Bu blogdaki popüler yayınlar

American Honey, 2016

Tür: Dram IMDb: 7,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
Merhaba, çok uzun zamandır sadece kendimi dinlediğimi fark etmediniz umarım. Hemen sabah olsun diye erkenden uyudum dün gece, buralara her zaman sabahın köründe bir şeyler karalamaya bayılıyorum. Dünyanın bu kadar güzel bir yer oluşundan mı kaynaklı bilmiyorum, güzel olan her şeyin acı verdiğini okumuştum bir yerlerde. Film de güzelliğini hissettirerek üzdü beni, bu sıra üzülmek için yer arıyormuşum gibi geliyor. Hepsi geçecek biliyorum, üzülsem de bir yerlerde yüzümü sonsuz güldüren insanların olması bu hayattaki en büyük şansım. 

Star, ölü yıldız. Hayatını devam ettirebilecek gücü kendisinde nasıl buluyor diye hayranlıkla izlediğim esas kızımız. Bir şeylerin devam etmesi için gerekli en önemli şeyin para olduğunu söyleyen çok fazla insan tanıdım, hiçbirisiyle devamlı bir arkadaşlık kuramadım elbette. Bir yerlerde tıkandı bağlarımız, görüşmedik. Sevmedik birbirimizi, Star'ı içine hapseden şey…

Arrival, 2016

Tür: Dram, Bilim Kurgu, Gizem IMDb: 8,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Bellek tuhaf bir şey. Hiç düşündüğüm gibi işlemiyor. Düzeni gereği zamana çok bağlıyız."Bu cümlelerle başlıyor film, bir gün bir yerlerde dram filmleri kraliçesi olacağıma inandığımdan içerisinde dramsallık barındırmayan hiçbir filmi izlemiyorum. Zamana takılı kalıp geçmişi ya da geleceği düşünmekten şuan'ı yaşayamıyoruz çoğu zaman, düzen böyle. Yarını yarın düşünüp, dünü dünde bırakamıyoruz. Dilbilimci Dr. Louise Banks'ın kırpılan zamanlardaki hayat hikayesine, Amy Adams'ın muazzam duru güzelliğiyle eşlik ediyor olmak sizi sonsuz iyi hissettiriyor.
"Yolculuğun bizi götüreceği yeri bilmeme rağmen ona kucak açarak her anını içtenlikle karşıladım."

12 adet tanımlanamayan cismin dünya üzerinde çeşitli noktalara inişinin endişesi sarıyor bir anda hayatını. Orduya yardım etmek için ne biliyorsa ortaya koyuyor, içgüdüleri kuvvetli kadınları her z…

La La Land, 2016

Tür: Komedi, Dram, Müzikal IMDb: 8,5 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Hayallerini değiştirip büyürsün."
LA LA LAND! Senenin belki en fazla ses getiren filmi, üzerine o kadar çok konuşuldu ki izlemekten keyif alırken kendimizi salonda bırakıp çıkacağız falan sandım. Ryan Gosling hayranlığımı bilen bilir, en düşük puanlı filmlerine kadar filmografisinde yer alan tüm filmleri izledim. Artı olarak izlemeden puanlarım her filmini. Bu nasıl bir evlat kayırmaktır? 

Gelelim 2017 oscar töreninde isminden ultra söz ettirecek filmimize, Seb ve Mia'nın akıp giden zamanda devamlı karşılaşıyor olmalarıyla başlıyor film. İki farklı hayatın sizin hayatınıza yakın kesitlerini izliyorsunuz ekranda önce. Tutkulu ve yavaş yavaş yorulmaya başladıkları hayallerinin peşinden giderken birbirlerine destek olmaya başlıyorlar bir anda. Birisi ellerinizi tuttuğunda o an her şey daha da kolaylaşıyor. Hiç beklemediğiniz anda size yanaşıp kulağınıza "gülü…