Ana içeriğe atla

Léon, The Professional (1994)

Sahip olduklarımın değerini bilmekte en becerikli olduğum konu arkadaşlarım. Yatıp kalkıp varlıklarına şükrediyorumdur, gizleyemem. Mutluluğun saydamlığından eminim ama yanımda her daim var olmalarını ancak saydamlık konusuna inandığım kadar çok istiyorum. Ecem, dünyanın ikinci filmisyeni. Hayatıma katıp karıştırdığım ilk filmisyen. İyi ki var ve daimi Léon hayranı. Üzerine tanımam kimseyi, iyi seyirler.

Tür: Dram, Gerilim, Suç
IMDb: 8,6
Yönetmen: Luc Besson

Leon the professional.  Luc Besson'dan 1994 yapımı vazgeçilmezler filmi.. Fransa da geçen bu film ayrıca Natalie Portman'ın ilk filmi. 

Leon; en iyi 250 film arasında 27. gösterilen ve İMDB'den 8.6 almış bir film. Sayısal veriler, istatistik ve klasik beğeni kısmını bir yana bırakıp Leon'u hislerle anlatmak isterim.


İlk aklıma bu sahne gelir:
Yatağa sırt üstü uzandı; el kadar kocaman kalbiyle, o koca adama: "Leon, sanırım sana aşık oluyorum" dedi. 
Hiçbir şeyi unutmayan küçük kız, Leon'u da unutmayacaktı. Mini minnacık kalbine sığdırıvermişti Leon aşkını. Kocaman 'aşkı' idi, yani en azından Mathi öyle söylüyordu.


Küçük bir kızdı Matilda. Leon ise çok büyüktü. Kahramandı ve en önemlisi kahramanıydı Matilda'nın. Bir minik  kalbin kocaman aşkıydı.

Kime ne denli üzüleceğinizi bilmediğiniz süt içen iki insandı Matilda ve Leon. Tony dahil, içerek 'temizlik' yapıyorlardı kendilerince muhtemelen.


Karanlık işler sürdüren babası, kötü yoldaki üzey annesi, anlaşamadığı kötü bir ablası ve yalnızca dört yaşında suçsuz kendine en, öz erkek kardeşiyle bir apartman dairesinde yaşıyordu Matilda.

Ve bir gün Leon'a süt alırken tüm ailesi katledildi. O Leon'una sığındı. 

Aşkı da, nefreti de intikamını da Leon ile birlikte tattı.


Her filmin farklı bir ruhu vardır ya hani.. Leon da benim 'gözümle bir sahnesi görüp' derin duygular hissettiğim o filmlerdendir. Öz düşünceye gelirsek , Leon aslen bu duyguları hiç tatmamış biri ve her ne kadar film boyunca onu sevseniz de o bir kiralık katil ve aslında çok tuhaf biri. Yatmadan uyuyan, ve tek arkadaşı o ellerinde gezdirdikleri bitki.  Bu tarz hislerini kaybetmiş biri ta ki Mathilda ile tanışana kadar.


Mathilda ise sık sık aşktan bahsedecek size; e onun sorgusunu siz de bir  yapın derim. Asıl nokta; filmin son bölümlerindeki masumiyet... İşte o içinize işlediği an artık kendini size tekrar tekrar izletecek. 
Not: Gary Oldman'ı çok psikopat bulalcaksınız. 


Belki Shape of my heart' bilmezsiniz.
'And if I told you that I loved you. Youd maybe think there's something wrong..'
'Ve eğer sana seni sevdiğimi söyleseydim; bir şeylerin ters gittiğini düşünebilirdin..'


Matilda olsaydı şimdi, o da bu kısmı özellikle söylerdi. Zaten sonrasında sustular, kimse bir şey demedi.

Ama ben Leon'dan sonra bir kere daha o kulağımı meşke getiren tınıyı dinlerken Leon'un yalnızca bir film olmadığına kanaat getirdim.    


Sonuç olarak üzgünüm belki sizler benim Leon'da gördüğümü ve bulduğumu göremeyecek ve bulamayacaksınız ama O, 'bazı' filmlerden. Arşivlik.


Yazar: Ecem Akanur

Bu blogdaki popüler yayınlar

American Honey, 2016

Tür: Dram IMDb: 7,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
Merhaba, çok uzun zamandır sadece kendimi dinlediğimi fark etmediniz umarım. Hemen sabah olsun diye erkenden uyudum dün gece, buralara her zaman sabahın köründe bir şeyler karalamaya bayılıyorum. Dünyanın bu kadar güzel bir yer oluşundan mı kaynaklı bilmiyorum, güzel olan her şeyin acı verdiğini okumuştum bir yerlerde. Film de güzelliğini hissettirerek üzdü beni, bu sıra üzülmek için yer arıyormuşum gibi geliyor. Hepsi geçecek biliyorum, üzülsem de bir yerlerde yüzümü sonsuz güldüren insanların olması bu hayattaki en büyük şansım. 

Star, ölü yıldız. Hayatını devam ettirebilecek gücü kendisinde nasıl buluyor diye hayranlıkla izlediğim esas kızımız. Bir şeylerin devam etmesi için gerekli en önemli şeyin para olduğunu söyleyen çok fazla insan tanıdım, hiçbirisiyle devamlı bir arkadaşlık kuramadım elbette. Bir yerlerde tıkandı bağlarımız, görüşmedik. Sevmedik birbirimizi, Star'ı içine hapseden şey…

Arrival, 2016

Tür: Dram, Bilim Kurgu, Gizem IMDb: 8,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Bellek tuhaf bir şey. Hiç düşündüğüm gibi işlemiyor. Düzeni gereği zamana çok bağlıyız."Bu cümlelerle başlıyor film, bir gün bir yerlerde dram filmleri kraliçesi olacağıma inandığımdan içerisinde dramsallık barındırmayan hiçbir filmi izlemiyorum. Zamana takılı kalıp geçmişi ya da geleceği düşünmekten şuan'ı yaşayamıyoruz çoğu zaman, düzen böyle. Yarını yarın düşünüp, dünü dünde bırakamıyoruz. Dilbilimci Dr. Louise Banks'ın kırpılan zamanlardaki hayat hikayesine, Amy Adams'ın muazzam duru güzelliğiyle eşlik ediyor olmak sizi sonsuz iyi hissettiriyor.
"Yolculuğun bizi götüreceği yeri bilmeme rağmen ona kucak açarak her anını içtenlikle karşıladım."

12 adet tanımlanamayan cismin dünya üzerinde çeşitli noktalara inişinin endişesi sarıyor bir anda hayatını. Orduya yardım etmek için ne biliyorsa ortaya koyuyor, içgüdüleri kuvvetli kadınları her z…

La La Land, 2016

Tür: Komedi, Dram, Müzikal IMDb: 8,5 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Hayallerini değiştirip büyürsün."
LA LA LAND! Senenin belki en fazla ses getiren filmi, üzerine o kadar çok konuşuldu ki izlemekten keyif alırken kendimizi salonda bırakıp çıkacağız falan sandım. Ryan Gosling hayranlığımı bilen bilir, en düşük puanlı filmlerine kadar filmografisinde yer alan tüm filmleri izledim. Artı olarak izlemeden puanlarım her filmini. Bu nasıl bir evlat kayırmaktır? 

Gelelim 2017 oscar töreninde isminden ultra söz ettirecek filmimize, Seb ve Mia'nın akıp giden zamanda devamlı karşılaşıyor olmalarıyla başlıyor film. İki farklı hayatın sizin hayatınıza yakın kesitlerini izliyorsunuz ekranda önce. Tutkulu ve yavaş yavaş yorulmaya başladıkları hayallerinin peşinden giderken birbirlerine destek olmaya başlıyorlar bir anda. Birisi ellerinizi tuttuğunda o an her şey daha da kolaylaşıyor. Hiç beklemediğiniz anda size yanaşıp kulağınıza "gülü…