Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

The Wolf of Wall Street (2013)

Tür: Komedi, Biyografi, Suç IMDb: 8,5 Yönetmen: Martin Scorsese
Leonardo Di Caprio'nun deyim yerindeyse döktürdüğü oyunculukla uzunca bir süre ekran başından kalkmayacağınız oscar adayı film, özellikle sinemada izlenmesi tavsiye edilir. 
Jordan Belfort'un kendi hayatını yazdığı kitabından uyarlanmış. " Jordan 24 yaşında genç ve hırslı bir adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında önce komisyoncu ve ardından Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firmasında zengin olmak için her şeyi yapmaya hazır bir ceo olur. 90'ların en hızlı günleridir ve New York işlem salonunda her şey olabilmektedir. Değersiz senetlerle bir çok yatırımcıyı aldatarak, Belfort kısa zamanda bir para makinesine ve aynı zamanda harcama makinesine dönüşür. " 


Jordan'ın en belirgin özelliği de her şeye karşı bağımlı olması. Seks, para, uyuşturucu ve eğlenmeye oldukça bağlıdır. Ama yine de söylemeden edemeyeceğim onca yoğunluğa rağmen ailesine iyi yetişiyor. Para elbette her zaman mutlul…

Her (2013)

Tür: Dram, Romantik, Bilim Kurgu IMDb: 8,3 Yönetmen: Spike Jonze
Her, benim için başladığı dakikadan itibaren baş ucu filmi oldu.Tanımadığı insanlara geçimini sağlamak için aşk mektubu yazarken, sadece sesini dinleyen işletimcisine kağıda geçirmesini söylediği cümlelerde büyüdü içimde. Bu filmler kalbinize zararlı elbette, yüzünüzde koca bir tebessümle izleyebilmeniz için duyguları karşılıklı hissettiğiniz biri olmalı yoksa fena tribe sokar diye düşünmekteyim.

Theodore, geçimini mektup yazarlığından sağlıyor.Filmi zamansal bir sürece sokacak olursak oldukça ilerisi.Herkesin satın alıp, kullanabileceği bir işletim sistemi var.Dedikodu yapıp, akıl hocalığı yapabildiği en ilginci de aşk yaşayabildiği.
Bu işletim sisteminin sadece sesi var ve hisleriyle hareket ediyor. Theodore ile Samantha birlikte inanılmaz vakit geçiriyorlar, birbirlerini kıskanıyorlar, aşk ne güzel bir iletişim sistemiyle insana bile yakışıyor!


"S: Bizim Hiç resmimiz yok, bu şarkı bizim resmimiz olsun. T: Resmimizi sevdi…

12 Years a Slave (2013)

Tür: Dram, Biyografi, Tarih IMDb: 8,4 Yönetmen: Steve McQueen
Solomon Northup, New York'ta kendisini müziğe ve ailesine adamış dünya mutlusu bir adamdır. Özgürlük onun için yaşamak gibidir, özgür olmadıktan sonra hayatta kalmanın bir anlamı yoktur elbet fakat yıllarca ondan haber alamayan ailesine bir gün kavuşacaksa her türlü yaşaması gerektir. 

Solomon'un iki adamla tanıştıktan sonra Washington'a gidip çalışmaya karar vermesiyle başlar her şey, Solomon uyandığında Güney'de çalışması için satılmış bir köledir. Ancak özgür bir adamdır o, kimseye söyleyemez. Yaşaması için susması gerektir çünkü. 
Filmin en büyük artılarından biri şüphesiz oyunculuklar, tüm siyahi rollere bayıldım. Solomon'u canlandıran Chiwetel Ejiofor ve Patsey'i canlandıran Lupita Nyong'o resmen bayıldım, en güzel sahnesinde hem fikir olursak ne dediğimi çok iyi anlayacaksınız. 


Yaşanmış hikayelerin filmlerini daha fazla benimsiyor ruhum, ayrı bir köşede saklanması gereken bir film. Amerika'…

Ain't Them Bodies Saints (2013)

Tür: Dram IMDb: 6,6 Yönetmen: David Lowery
Bugün malum güm, sevgililer günü. Tüm dünyada inanılmaz gösterişli kutlamalarla, sevgililerin birbirlerine sevgilerini gösterme çabaları içerisinde geçip gidecek. Ne yazık ki bizler, gülüp geçiyoruz. Sevginin tek bir günü yok ki, hissetmeniz gereken duyguları niçin bir güne sığdırıyorsunuz. Her sabah sevginizi gösterip, her gece sevginize şükretmeden yaşıyorsanız elbette bir güne bağlı kalmanız normal.
Tüm bu koşuşturmanın içinde benim gibi evde geçirecek olanlar varsa, üzerlerine bir adet battaniye çekmeleri Yeterli. Günün anlam önemiyle ne denli özdeşleştirirsiniz bilmiyorum ama bu film, sevgi Neler yaptırıyor'un, sevginin ne denli güçlü olduğunun filmi. 
Ruth ve Bob'un bitmek bilmeyen mektuplarının, kavuşmaktan başka hayallerinin olmamalarının anlatıldığı 96 dakikaya yerleştirilmiş mükemmel bir dram hikayesi, Ruth ve Bob'un birbirlerine sonsuz bağlarının filmi.


Sundance Film festivaline konuk olan filmi, en iyi görüntü Yönetimi ödülü…

Kader (2006)

Tür: Dram IMDb: 8,0 Yönetmen: Zeki Demirkubuz
Bekir Uğur'a, Uğur Zagor'a, Zagor ise suç işlemeye aşıktır.
Böyle bir film Kader, sürekli sağa sola sürüklenmek, nasıl başladıysa öyle gideceğine, bazı şeyleri değiştiremeyecek olduğuna ve daha fazlasına inanmakla ilgili. Aşk güzel şey, her defasında söylüyorum ama insan sevince ölüyor. Mutlaka bir yanını bırakıyor gerisinde. Neye inansa başaramıyor, çoğu kez göz yumuyor ve aşk dışındaki her şey zor diye aşkta bitiyor. Bitiyor mu sahi?
''Oğlum Bekir dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. İsyan etmenin faydası yok, kaderin böyle, yol belli, eğ başını, usul usul yürü şimdi. O gün bugün usul usul yürüyorum işte.''

Zeki Demirkubuz ne güzel adam, ne yapsa izlenir. Kalbimiz burkulsa da, etkisinden iki gün çıkamasakta, Kader'in ne saçma bir şey olduğuna inansakta defalarca izlenmesi gereken filmlerin yaratıcısı hep o. Bizdeki en değerlilerden. Kader, Masumiyet filminin kahramanları Uğur ve Bekir'in geçmişlerini anlatı…

Amélie "Le fabuleux destin d'Amélie Poulain" (2001)

​Tür: Komedi, Romantik IMDb: 8,5 Yönetmen: Jean-Pierre Jeunet
Dünyanın belki de insan vücuduna en gerekli olayı, mutlu olmak. Bir insanı başka bir insanın mutlu ediyor olması ise, tarifsiz. Amelie, çok geçmiş  zaman önce arşivde yerini alan baş ucunun da baş ucu filmlerden biri. Anne ve babasını kaybetmiş Amelie, kendisini başkalarının hayatlarını tamir etmeye onları mutlu kılmaya adamıştır. 

Yalnız, çekingen ve neredeyse mutsuz bir çocukluğun getirdiği durum içerisinde hayal kurmayı keşfeder, unutmayınız; "Hayalleri olanlar asla uyumaz!" İnsanların hayatlarında onları mutsuz eden olayları saptayarak mutsuzluklarını engellemeye çalışır. En nihayetinde kendisini bir aşkın içinde bulur, en sevdiğim kısımlar buralar.  ​

" Senin kemiklerin camdan değil, hayat seni yine de kırabilir."
​Tüm küçük şeyler birleşince Amelie oluyoruz hepimiz, " cüce, cam adam, renoir, inanılmaz güzel kediler,bir sebze bile olamayacak insan,aşk mektupları, inanmak istediklerimiz,fotoğraf öyküle…

Paper Memories (2010)

Tür: Kısa film, Dram Yönetmen: Theo Putzu
Dünyanın en güzel kısa filmi, tartışmaya kapalı. Geçmişteki güzel günleri fotoğraflarda aramaya başlayan bir adamın insanın içine defalarca işleyeceği dramatik sahneleri.


 İzleyin o zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız, iyi seyirler.

La vie d'Adèle - Chapitres 1 et 2 (2013)

Tür: Dram, Romantik IMDb: 8,1 Yönetmen: Abdellatif Kechiche
Geçtiğimiz yılın şüphesiz en tartışılan ama aynı zamanda en beğenilen filmi. 14 yaşında cinsel kimliğini keşfetmekte olan genç bir kızın keşif dönemine odaklanmış, ufak bir şüpheyle başlayan bu kendini keşfetme süreci zamanla yerini bir arayışa bırakıyor. 
Adele, lise son sınıf edebiyat öğrencisi. Güzel kitaplar hakkında yorumları, harika dudakları ve akıl almaz bir makarna yiyişi var. Kendine göre doğruları, sessizce kendi içerisinde yaşayan ve oldukça utangaç. Öğretmen olmak istemesinin en büyük nedeni, ailesinden ve arkadaşlarından öğrenemediği onca şeyi okulda öğrenmiş olması.


Kalabalık bir ortamda Emma'yla karşılaşıyor. Emma oldukça çekici, güzel sanatlar fakültesi son sınıf öğrencisi. Sevdiği şeyi yaptığını ve hayallerin peşinden gidilmesi gerektiğini savunuyor. Kısa sürede Adele ile aralarında sonsuz bir bağ gelişiyor, birbirlerine ne kadar iyi geldiklerinin farkına varıyorlar. Hayatta ne denli yer alırsanız alın yan…

Oslo, August 31st (2011)

Tür: Dram IMDb: 7,6 Yönetmen: Joachim Trier
‘’Merhaba. Ben, Anders. 34 yaşındayım. Sanırım hakkımda söyleyebileceğim tek şey de bu.’’
Film, hayatında bağlanacak hiçbir şeyi olmadığı için uyuşturucu ve alkole bağlanan Anders Danielsen Lie'ın canlandırdığı Anders'ın hayatını ve bu hayatın ne denli acımasız olduğunu 24 saatte anlatan en az Reprise kadar beğendiğim eşsiz eser. 


Rehabilitasyon merkezinde tedavisini tamamladığı sayılan Anders, eski hayatına geri dönmek için ilk adımı atarak rehabilitasyon merkezinden ayrılır. Arkadaşları çoktan kendi düzenlerini kurmuştur ve Anders'ın da alnında büyük bir damga vardır. İş başvurusundan da eli boş dönen Anders hayatın onu iyice dışladığını düşünür ve bağımlılığına o akşam devam eder.
Oslo, Norveç'in başkenti. Ne güzel şehir, ne güzel sokakları var. 


Bağımlılık konulu filmlere ilgim çok önceleri, çok sevdiğim baş ucu filmlerimle başladı fakat bu "karamsar gibi durmasına ve hatta öyle de olmasına rağmen kendisi için son derece öz…

The Broken Circle Breakdown (2012)

Tür: Dram, Müzikal, Romantik IMDb: 7,9 Yönetmen: Felix Van Groeningen
Tüm saçma yaşam düzenlerimizde ne kadar da zıt kutuplarız, bu film de öyle. Aşkla nefreti, doğruyla yanlışı, olması gerekenle olmaması gerekeni, batılla inkarı, kadınla erkeği anlatıyor. Tek kelimeyle izlenmesi, baş ucu yapılması ve izletilmesi gereken nadir filmlerden. Yalnız ağlamaktan bir hal oldum, ona göre izleyin!

Zamanda yolculuk yapan filmleri severim, Monroe ile Alabama (bunlar onların çok daha sonraki adları) birbirlerine ilk görüşte, aralarındaki tüm farklılıklara rağmen aşık olurlar. Allahım ne çok seviyorum aşkı, her yerde bahsetmekten hiç çekinmem! Ay aşk iyi ki varsın! Monroe, romantik güzel sesli bir ateist. Alabama ise güzel ve son derece dindar. Küçük kızlarının yakalandığı hastalık ikisinin de aşklarını yargılamalarına kadar gidiyor. 
Film hakkında yapılmış en güzel açıklama bu olsa gerek:  " İçinizdeki bam telini sızlatan son vuruş."

" I always knew. That it was too good to be true. That …

To The Wonder ( 2012)

Tür: Dram, Romantik IMDb: 6,1 Yönetmen: Terrence Malick
Bir aşk muhakkak var ama nerede, onu nerede aramamız gerekiyor? Daha önce Terrence Malick filmi izlememiş olanlar için pek bir şey ifade etmeyen bir senaryo ama ilki olsun, hiç fena olmaz. Film ilişkiler üçgeninde araya bir tutam inanç ve inancı ucundan ucundan sorgulayan bir peder arasında geçiyor. 

" Sonsuz.. gecede kaybolurum Bir kıvılcım  Alevin içine düşerim. Beni gölgelerin içinden çıkardın. Beni yerden kaldırdın.  Beni hayata döndürdün."
Neil, gezi için geldiği Paris'te Marina'ya aşık olur, Marina son derece güzel ve hayat dolu. İkili ayrılmak istemedikleri için Marina'a Neil'in peşinden giderek Amerika'ya yerleşir. Ve Paris'teki tutku dolu günleri geride kalır, hiçleşmeye başlarlar. 
" Beni seversen başka bir şeye ihtiyacım yok. " 
" Sana o kadar yakın hissediyorum ki adeta sana dokunabilirim. Bizi birbirimize sımsıkı bağlayan en derinde hissettiğim görünmeyen her şey daima mevcut. Bu d…

Girl, Interrupted (1999)

Tür: Dram, Biyografi IMDb: 7,3 Yönetmen: James Mongold
"Hayalle gerçeği karıştırdınız mı hiç? Ya da paranız olduğu halde bir şey çaldınız mı?  Hiç kederlendiniz mi? Ya da durduğu halde treninizin hareket ettiğini sandınız mı?"
Ne olduğunu dahi anlamayan Susanna'nın kendi imzasıyla bir akıl hastanesine yatırılmasının beyaz perdeye aktarılmış hali, Susanna Kaysen tarafından yazılmış kendi  hayat hikayesi. Bu arada itiraf etmeliyim ki böyle saç modellerini yakıştırdığım insanlar bir elimin parmaklarını geçmiyor. 

Susanna'nın sınır çizgisi kişilik bozukluğu teşhisiyle kaldığı Claymoore akıl hastanesinde bir seneyi geçik yaşadığı hikayeyi ekran karşısında izliyor olmak oldukça yürek burkucu. Değişik karakterlerdeki değişik insanlar, hastalıkları ayrı fakat eylemleri aynı. 
" Bazen aklını korumanın tek yolu biraz çıldırmaktır."

" Delilik, ne parçalanmak ne de karanlık bir sır saklamak. O genişletilmiş sen ya da ben. Yalan söyleyip bundan hoşlanmak. Sonsuza …