Ana içeriğe atla

The Diving Bell and the Butterfly, 2007

Tür: Biyografi, Dram
IMDb: 8,0

Bir yerlerde gerçeğin ta kendisini yansıtan filmlerin olduğunu bilmek ne güzel, bana mutluluk veriyor. -Acısı bile bal- diyebileceğim bir durumdayım dram filmlerine karşı, çok seviyorum. Nerede karşısında hüngür hüngür ağlanan filmler orada ben. İnsanın sadece tek bir organıyla insanlarla ilişki kurmaya çalışmasının nasıl bir duygu olduğunu bilmem, daha önce hiç komaya girmedim ve daha önce hiç koma sonrası tüm vücut hareketimi kaybetmedim. Ama Jean Daminique Bauby, asıl karakterimiz sayesinde olayları sanki kendi gözünüzden görüyormuş gibi olacaksınız.


Dalgıç ve Kelebek'te Jean bize; Dalgıç elbisesi giymiş kelebeklerin uçuştuğu, tüyler ürperten bir dünyadan kartpostallar yolluyor. The Diving Bell and the Butterfly; Ronald Harwood tarafından yazılmış, Julian Schnabel tarafından yönetilmiştir Amerikan Fransız ortak yapımı bir biyografi filmi. "Kelebeğimiz Jean, beyin kanaması sonucunda derin bir komaya girer. Komadan çıktığında bütün vücut fonksiyonlarını yitirmiştir. Hareket edememekte, yardım almaksızın konuşamamakta, yemek yiyememekte hatta nefes alamamaktadır. Felçli vücudunda sadece bir gözü hareket etmektedir."

Jean'in yardımlarla sadece tek gözünü kullanarak bir kitap yazdığını gördüğünüzde varlığınızın ne kadar da duygusal bir olay olduğundan bahsedeceksiniz. Aslında "yaşamın anlamı insanların yarattığı bir şeydir."


" Bugün artık bütün varlığımın küçük ıskalamalardan oluştuğunu hissediyorum. Sevmeyi bilemediğim kadınlar, hissedemediğim fırsatlar, kaçıp gitmesine izin verdiğim mutluluk anları, sonucunu önceden bildiğim ama kazananı seçemediğim bir yarış. Kör yada sağır mıyım yada gerçek doğamı bulmak için bir felaketin ışığı mı gerekiyordu?

Gerekiyor demek ki her insan için
Bir şeyleri kaybetmek gerekiyor
Değerini anlamak için.
Doyumsuzuz arkadaş.

Ben kendime acımaya bir son verdim.
Gözüm dışında felç olmamış iki şeyin daha olduğunu fark ettim.
Hayal gücüm.
Hafızam. "

Evet demek için bir kere, hayır demek için ise iki kere gözünüzü kırpınız. İyi seyirler.

Bu blogdaki popüler yayınlar

American Honey, 2016

Tür: Dram IMDb: 7,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
Merhaba, çok uzun zamandır sadece kendimi dinlediğimi fark etmediniz umarım. Hemen sabah olsun diye erkenden uyudum dün gece, buralara her zaman sabahın köründe bir şeyler karalamaya bayılıyorum. Dünyanın bu kadar güzel bir yer oluşundan mı kaynaklı bilmiyorum, güzel olan her şeyin acı verdiğini okumuştum bir yerlerde. Film de güzelliğini hissettirerek üzdü beni, bu sıra üzülmek için yer arıyormuşum gibi geliyor. Hepsi geçecek biliyorum, üzülsem de bir yerlerde yüzümü sonsuz güldüren insanların olması bu hayattaki en büyük şansım. 

Star, ölü yıldız. Hayatını devam ettirebilecek gücü kendisinde nasıl buluyor diye hayranlıkla izlediğim esas kızımız. Bir şeylerin devam etmesi için gerekli en önemli şeyin para olduğunu söyleyen çok fazla insan tanıdım, hiçbirisiyle devamlı bir arkadaşlık kuramadım elbette. Bir yerlerde tıkandı bağlarımız, görüşmedik. Sevmedik birbirimizi, Star'ı içine hapseden şey…

Arrival, 2016

Tür: Dram, Bilim Kurgu, Gizem IMDb: 8,1 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Bellek tuhaf bir şey. Hiç düşündüğüm gibi işlemiyor. Düzeni gereği zamana çok bağlıyız."Bu cümlelerle başlıyor film, bir gün bir yerlerde dram filmleri kraliçesi olacağıma inandığımdan içerisinde dramsallık barındırmayan hiçbir filmi izlemiyorum. Zamana takılı kalıp geçmişi ya da geleceği düşünmekten şuan'ı yaşayamıyoruz çoğu zaman, düzen böyle. Yarını yarın düşünüp, dünü dünde bırakamıyoruz. Dilbilimci Dr. Louise Banks'ın kırpılan zamanlardaki hayat hikayesine, Amy Adams'ın muazzam duru güzelliğiyle eşlik ediyor olmak sizi sonsuz iyi hissettiriyor.
"Yolculuğun bizi götüreceği yeri bilmeme rağmen ona kucak açarak her anını içtenlikle karşıladım."

12 adet tanımlanamayan cismin dünya üzerinde çeşitli noktalara inişinin endişesi sarıyor bir anda hayatını. Orduya yardım etmek için ne biliyorsa ortaya koyuyor, içgüdüleri kuvvetli kadınları her z…

La La Land, 2016

Tür: Komedi, Dram, Müzikal IMDb: 8,5 Yönetmen:  Oyuncular: 
"Hayallerini değiştirip büyürsün."
LA LA LAND! Senenin belki en fazla ses getiren filmi, üzerine o kadar çok konuşuldu ki izlemekten keyif alırken kendimizi salonda bırakıp çıkacağız falan sandım. Ryan Gosling hayranlığımı bilen bilir, en düşük puanlı filmlerine kadar filmografisinde yer alan tüm filmleri izledim. Artı olarak izlemeden puanlarım her filmini. Bu nasıl bir evlat kayırmaktır? 

Gelelim 2017 oscar töreninde isminden ultra söz ettirecek filmimize, Seb ve Mia'nın akıp giden zamanda devamlı karşılaşıyor olmalarıyla başlıyor film. İki farklı hayatın sizin hayatınıza yakın kesitlerini izliyorsunuz ekranda önce. Tutkulu ve yavaş yavaş yorulmaya başladıkları hayallerinin peşinden giderken birbirlerine destek olmaya başlıyorlar bir anda. Birisi ellerinizi tuttuğunda o an her şey daha da kolaylaşıyor. Hiç beklemediğiniz anda size yanaşıp kulağınıza "gülü…