Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Pierrot le fou (1965)

Tür: Dram, Suç, Komedi ImDb: 7,6 Yönetmen: Jean-Luc Godard

İlk defa bu kadar uzun zaman önce yapılmış bir filmi beğendim. Film biraz yaşlı ama nasıl genç tutuyor insanı anlatamam. Film Amerikalı bir yazarın romanından uyarlama, izlemeden önce elbette bilmiyordum ama okumakta isterdim. Şiiri sevmeyen insanların asla anlayamayacağı bir film. Şiiri sevenler ise mest olacaklar eminim. 

Hayatımda gördüğüm en güzel güneye kaçış hikayesi.

Kaçışa ekledikleri bir de aşkları var tabii. İzlerken defalarca gülümsetiyor, gerçek hayatta olmayacak şeylermiş gibi hissettiriyor. Sevgiliye mesaj attırıyor; "kesinlikle izlemelisin."


-Ne yapıyorsun? +Kendime bakıyorum. -Peki ne görüyorsun? +Kayalık bir yoldan 100 km hızla gidecek bir adam. (Marianne aynayı kendine çevirir.) -Ben de, kayalık bir yoldan 100 km hızla giden adama aşık bir kadın görüyorum.

"… bizler rüyalardan oluştuk, rüyalar bizden. hava güzel, sevgilim, rüyalarda, kelimelerde ve ölümde. hava güzel sevgilim. hava güzel, hayatta."

The Notebook(2004)

Tür: Dram, Romantik  Imdb: 7,9 Yönetmen: Nick Cassavetes

Kaç tane güzel söz söylendi hakkında, kaç kişi tavsiye etti ve kaç kişi izledi. Ama ben ufak bir farkla tekrar sevdiceğimin kollarında izleme fırsatı buldum. Sonunu ikimizde biliyorduk ama onlar gülümsedikçe, aşkın ne kadar kuvvetli bir şey olduğunu yansıttıkça ellerimizi sıktık. Onlar öpüştükçe değiştik, kalbimiz onlarınkinden daha fazla attı. 
"Kolay olmayacak, çok zor olacak. Her gün uğraşmamız gerekecek ama buna razıyım çünkü seni istiyorum, bizi istiyorum, eğer geleceğini onunla görüyorsan git; seni bir kere kaybettim yine kaybederim eğer istediğinin bu olduğuna inansaydım.."

İki insanın birbirlerine defalarca aşık olabileceğine tanıklık etmek güzel bir duygu, beraber tanıklık etmekse bambaşka. Arada birbirimizi uyardık, burası harika bak izle diye. Tabii ki Notebook kadar güzel bir aşk filmi var mı? Varsa da bir Notebook değildir. Üzgünüm. Hala izlememiş olan varsa çok çok üzgünüm. 

Filmde en sevdiğim ve aklımdan hiç ç…

Les Amours Imaginaires (2010)

Tür: Dram ImDb: 6,9 Yönetmen: Xavier Dolan

Bazı filmler vardır diyebileceğiniz kaç film var bilemiyorum ama bu gerçekten bazı filmlerden. Xavier Dolan'la ilk defa karşılaşıyorum ama standart filmlere hiç benzemiyor yaptığı iş, çiğnediği kurallara bayıldım. Mutlaka izleyiniz. Şiddetle tavsiye.


Ne kadar iyi anlatılabilir ya da hakkında iyi bir şey var mı bilemiyorum  ama sigarayı daha önce bu kadar gerekli bir şeymiş gibi hissetmemiştim. Ana karakterlerden biri olan Marie, yatakta sigara yaktıktan sonra şunları itiraf ediyor: 

"Sigarayı seviyorum. sigara içmek sanki unutmak gibi. Moralim dibe vurduğunda sigaram elimdeki tek şeydir. Yakarım, tüttürürüm ve sesimi keserim. Böylece duygularımı saklarım. Sigara duyguları saklar. Mentollü ve vanilyali sigaralar vardır. Bazı insanlar sever mentollü sigaraları, vanilyalı sigaraları, çikolatalı sigaraları sigaralı sigaraları. Sigara benim delirmemi engeller. Beni hayatta tutar. Beni ölene kadar hayatta tutar."

Önemli olan sabahları biris…